Yaşamı da ölümü de aşmıştım; çünkü artık ne yaşama arzusu duyuyor, ne de ölümden korkuyordum. Hiçbir şey istemiyor, hiçbir şey ummuyordum. Hiçbir şeyden korkmuyordum. Bu yüzden özgürdüm.
Birlikte onun evine giderken bir manavın önünde durup bana:
Portakal mı seversin mandalina mı ? Diye sordu…
O güne kadar kimse bana portakal mı mandalina mı sevdiğimi sormamıştı.