Gülten Dayıoğlu'nun bir videosunu izlerken "Fadiş" kitabında kendi hikayesini anlattığını öğrendim. Okumaya karar verdim ve iyi ki de öyle yapmışım. Ben çalışma molalarımda kısa kısa okuyarak bitirdim, çok akıcı ve kolay bir dille yazılmış. Çocuk kitabı olmanın hakkını vermiş kesinlikle ve büyüklerinde okuyabileceği türde bir eser.
Kitabın konusu hakkında çok kısa bahsetmek isterim ki; Fadiş'e öyle çok üzüldüm ki bazı bölümlerde içim sızladı. Anne ve babanın her zaman bir aile olamadığını gördüm. Annesinin fedakarca çalışmalarıyla güç bela yer edinen, sevgisiz, ilgisiz kısaca annesiz büyümüş bir çocuk anlatılıyor.
Daha önce pek kitap okumamıştım. Kitaplar evimizde nadir görülen bir şeydi. Ekmeğin daha önemli olduğu düşünülürdü. Karnımızı doyurmak, zihnimizi doyurmaya çalışmaktan daha hayati bir mesele gibi görünüyordu bize.
"Bana insanların nasıl özgürleşebileceklerini ve özgür kalabileceklerini öğretti bu deneyim."
"Nasılmış?" dedi Claire.
"Hiç tanımadıkları insanların hakları için savaşarak"