Kâinat, insanın memuriyetini yerine getirebileceği bir “iç âlem” düzenine mevzu bir şekilde, “insan için” düzenlenmiştir. Ve nihayetinde tabiat, tesir edici eser hüviyetine mâlik insanın iş ve işleme sahasıdır. Ve insan, fiilinin (işinin) nesnesi değil, öznesi olmak durumundadır. Bunun gerçekleşmesi de, fiilinin içindeki işletici sıfata tâbi bir keyfiyet belirtir. O sıfat ise, fikrin içine işlemiş ve işletici olmasıyla da “ahlâkî”liğini işaretler.
Sayfa 5 - AKADEMYA KİTAPLIĞI