İbrahim Alparslan

İbrahim Alparslan
@1basyuce_
Sancak yine salınsın o burçta, Devir putların çağın bir vuruşta! BD-İBDA
Daimî Talebe
Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi
20 okur puanı
Şubat 2025 tarihinde katıldı
TEKÂMÜLÜN ZİRVESİNDE VARLIK OLARAK: İNSAN;
Evrimciler kemmiyet değişiminin ne olduğunu biliyorlar ama keyfiyet değişiminin ne olduğunu anlamıyorlar. Onu kemmiyet değişiminin bir sonucu sanıyorlar. Teorinin çıkmaz sokağı burasıdır. Zira keyfiyet değişimi müstakil bir değişimdir, kemmiyete bağlı değildir. Evrimcilere göre insanı hayvandan ayıran hemen hemen hiçbir şey yok; beyninin biraz daha büyümüş, iskeletinin biraz daha dikleşmiş, ellerinin biraz daha hüner kazanmış olması dışında.. Bunlar da önemsiz, maymun resminin üstünde birkaç kalem oynatma ile kolayca elde ediliverecek farklardır. Bize göre ise bu resim aldatıcıdır: Hayvan, dışyüzden insana ne kadar benzerse benzesin, onun iç yüzünde öyle bir zaafı vardır ki, ebediyen kapanmaz. Hayvanın sözkonusu zaafının tasviri, insanın tersinden tarifidir; hayvanın en gelişmiş halinde bile insanın içyüzüne eremeyişinin bir hikâyesi.. Hayvanın en gelişmiş hali; bugün her ne kadar yeryüzünde bir örneği yoksa da, öyle anlaşılıyor ki, insan dünyaya geldiğinde buradaydı: Homininlerin homo cinsine ve onun türlerine kadar bütün yönleri ile o, insan olamayışın bir ıztırabını yaşatır; ve belki de onu hayatın dışına iten bizzat bu ıztıraptır. Demek ki yeryüzünde insanın macerası, insan ile hayvanın tam da sınır çizgisinde başlamıştır. Hayvan olmadığının şuuru ve bu şuurdan doğan insan olma ıztırabı; olamayışın ıztırabına karşılık, oluş ıztırabı.. Hayat -her iki yönüyle de, hem geriye hem ileriye doğru- bir ıztıraptır.
Sayfa 6 - İhtilâl Yayınları·Kitabı okudu
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim

İbrahim Alparslan

, bir kitap okudu
10/10
·232 syf.·
Beğendi
·
2025 23. kitabı
Selim Gürselgil
10/10 · 6 okunma
TARİHE YENİ VE FARKLI BİR BAKIŞ;
Çağdaşlarımızın ilk insanların çağına Eski Taş Devri (Paleolitik) demesi, teşhir edilmesi gereken bir galattır. Bu, onbinlerce yıl, belki birkaç yüzbin yıl sürmüş bir devirde insanların sadece taş yonttuklarını sanmaktır. Onların hayal ettiği gibi insan zekâsı maymundan gelseydi, bu doğru olabilirdi. Oysa ilk insanların münkeşif zekâsı, tıpkı bizlerin sürekli genişleyen zekâmız gibi, birçok ilimler keşfedip, birçok medeniyetler inşa etti. Belki ilimleri bizden başka bir yönde, medeniyetleri bizden farklıydı; belki bazılarının dediği gibi, bizim zekâmız eşyayı dıştan tanıyıcı (geometrik) iken onların zekâsı içten kavrayıcı (okültik) idi.
Sayfa 226 - İhtilal Yayınları·Kitabı okudu
İşin aslı öğrenmek, bilgiyi işleme sokabilmek ve kullanabilmektir. İnsanda bu faaliyetlere dair bir meleke oluşmasıdır. En teorik konularda dahi durum böyledir. Yani örneğin fıkıh usulü ya da bilim felsefesi öğrenmek, kelime ezberlemekten ya da sayfalarca okumaktan ibaret değildir. Bu ilmi, meselelerle karşılaştığında adeta bir “meleke” halinde kullanmak, usul/metot ihlal edildiğinde fark edebilmektir.
Sayfa 22 - Tin Yayınları·Kitabı okudu
- “Çözdük her müşkülü derlerse de ki / Sonunda var olma müşkülü kaldı..” Var olmak başlı başına bir mesele ve bütün meselelerin de başı.. Varsın.. Mesele başladı.. Niçin?.. Cevabının bulunması, aranması, verilmesi gereken bir mesele.. Muhatab bu mevzuya yabancı, sığır gibi yaşayıp gidiyor diye, bu mevzu mesele olmaktan çıkmaz. Sadece, "onun meselesi karnı doyuncaya kadarmış" olur. Cevab zarureti ortadan kalkmaz. "Varsın".. Niçin?.. Haydi buyur.. Bak şimdi, tâ “Kültür Davamız”dan beri anlatıp duruyoruz; insana kendini empoze eden temel meselelerin (varlık nedir, hayat nedir, insan nedir, ben kimim, zaman nedir, oluş nedir vs.) bir sistem tutarlılığı içinde cevaplanamadığı yerde, bunlara nisbetle ele alınması gereken diğer bütün meseleler havada kalır..
Sayfa 11 - AKADEMYA Yayınları·Kitabı okudu