"Dünyanın yalnızca güzel eseri tanıyıp da onun kaynaklarını, meydana geliş şartlarını bilmeyişi iyidir şüphesiz, çünkü sanatçıya esin akıtan kaynakların neler olduğunu bilmek, okurları çoğu zaman şaşkına çevirir, ürkütür, mükemmel olan eserin etkisini yok ederdi. "
Bence bu cümle kitabın özeti. Çok sevdiğimiz, hayran kaldığımız bir esere neyin ilham olduğunu bilsek, acaba gözümüzde değeri aynı kalacak kaç eser kalır geriye?
Kitabımızın ana kahramanı Aschenbach, ünlü ve saygıdeğer bir yazardır. Venedik gezisinde gördüğü Tadzio'nun gençliğinden ve 'salt' güzelliğinden çok etkilenir. Neredeyse bir saplantıya dönüşen bu etkilenme üzerinden Thomas Mann sanatçının ahlaki sorumluluğu gibi konulara da parmak basıyor.
Kitap aslında Aschenbach'ın Venedik'e gelmesiyle başlıyor diyebilirim, bu yüzden ilk 20-30 sayfayı sabrederek okumalısınız. Uzun cümleler ve betimlemeler başta yorucu gelebiliyor fakat şahsen ben kitap ilerledikçe bu tarza çok çabuk alıştım. Thomas Mann'ın diğer kitaplarını okumaya kesinlikle devam edeceğim.