Nazlı

Nazlı
@1berceste_
Hayatın çiçekleri döküldü, sade dikenleri kaldı (Obolomov)
Birini kaybetmiştik ve sornasında kendimizi kaybetmiştik. Depremler olması, seller basması, en azından günlerce fırtınalar kopması gerekmez miydi? Ama hayır. İşte asfalt yerli yerindeydi ve küçük çocuklar her zamanki gibi sokakta top oynuyordu. Güneş ve bulutlar gökyüzünde, olması gerektiği gibiydi. Dünya yörüngesinden bir milim dahi sapmamıştı.
Sayfa 133·Kitabı okudu
Reklam
Evin içinde huzurlu olduğumuz sürece bir sıkıntı yoktu. Harcanmış ömürler sorun değildi, geçip giden günler sorun değildi, solup giden gençliklerin lafı bile olmazdı. Saçlar süpürge edilmek için vardı.
Sayfa 126·Kitabı okudu
Onu tanımıyordum. Ama tanıyordum. Kalbim onu bir yerden tanıyordu.
Sayfa 122·Kitabı okudu
4/10
·544 syf.··
2025 73. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 13 Aralık 2025 14:28
KİTAP OKUMAK KELİME DAĞARCIĞINIZI GELİŞTİRİR BU KİTABI OKUMAK İSE KÜFÜR DAĞARCIĞINIZI GELİŞTİRİR!! Askeri kurgularda - her ne kadar hoşuma gitmese de - küfür görmeye alışkınım. Ama bu kitapta neredeyse küfürsüz cümle yok arkadaşlar. Karakterlerimiz normal bir iletişim kuramıyolar resmen. Hiç bilmediğim küfürleri burada gördüm. Sonraki sayfalarda belki düzelir diye diye kitabın sonunu getirdim fakat aynı şekilde devam ediyor. Yazarımız önsözünde klişeden uzak gerçekçi bir askeri roman ele aldığını söylemiş fakat ben buna katılmıyorum. Hatta kitabı okuduktan sonra klişelerden devam etseydi daha mı iyi olurdu acaba diye de düşündüm. Örneğin ana karakterimiz Alp Aslan'ın askerlerini görevin ortasında bırakıp Jülide'ye gelmesi bana sorumsuzluk gibi geldi. Yanlış hatırlamıyorsam Jülide'nin onu aldattığını düşündüğü için yapmıştı bunu. Yine de görev her şeyden önce gelmeliydi. Ayrıca Jülide'nin çok abartıldığını düşünüyorum. Ailesinin asker olması, çocukluğunun kışlalarda ya da karakollarda asker gibi eğitilerek geçirmesi onu farklı kılıyor evet ama kitaptaki kadın- erkek tüm karakterlerin bu kadar üstüne düşmesini ben anlayamadım. İlk kitap boyunca olaylar hep Jülide'nin etrafında dönüyor zaten. Alp Aslan ile tanışması ve aralarında ilişkinin ilerleyişini okuyoruz. Onun dışında askeri olay adına pek bir şey yok. Bu yönüyle serinin giriş kitabı olma özelliğini koruyor. Karakterleri tanıyoruz, sonraki kitaplarda bizi neyin beklediği konusunda az çok temelimiz oluşuyor. Melih ile Jülide'nin arasındaki ilişkiyi de anlayamadım. Resmen sevgili gibi davranıyorlar ama çevredekilere kardeşiz beraber büyüdük diyorlar. Böyle güzellemeler yapınca biz de he o zaman tamam diyip geçeceğiz yani öyle mi? Melih'i tek başına sevdim. Bence kitaptaki en olgun kişiydi. Bu kitaba
OnsraGökçen Koçan · Dokuz Yayınları · 2023691 okunma
Her gün birileri gülüşünü toprağa gömerken hiçbirimiz güvende değiliz. Bir daha asla öyle gülemeyeceğiz.
Sayfa 105·Kitabı okudu
Reklam