Nazlı

Nazlı
@1berceste_
Hayatın çiçekleri döküldü, sade dikenleri kaldı (Obolomov)
10/10
·408 syf.··
2025 61. kitabı
Merhabalar Efendim. Sizlere son zamanlarda okuduğum enn iyi kitapla geldim. Azra, Martaval Akademi'de eğitim almış ve çıktığı tüm görevleri başarıyla tamamlamış bir Muhbirdir. Bugüne kadar tüm görevlerini tek başına çalışan Azra, bundan sonraki görevlerinde bir partner ile çalışacaktır. Ve partneri ile aralarında emir komutanın kimde olduğunu belirlemek için bir oyun düzenlerler. Azra, bir sonraki görevinde işbirliği yapacağı partnerini bulmak için kendine intihar eden hasta süsü vererek akıl hastanesine kapatılır. Partnerini olan Muhbir de akıl hastanesinde hasta numarası yapan biridir ve onu ilk önce kendisi bulamadan, onun tarafından bulunursa başarısız olacak ve bundan sonraki görevlerinde emir komuta partnerinde olacaktır. Azra ise bunun olmaması için elinden geleni yapacaktır. Ve her şey netleştiğinde kendisi için seçilen Muhbir partneri ile polislerin çözemediği bir cinayet dosyasına görevlendirileceklerdir. İlk önce söylemeliyim ki KİTAP EFSANEYDİ! MÜKEMMEL ÖTESİİ GÜZELDİİ Böyle beni soluksuz okutan kitaplara bayılıyorum! Konu kısmında da anlattığım gibi Azra kendini akıl hastası gibi gözükerek bir akıl hastanesine kapatılıyor ve orada partnerini bulmaya çalışıyor. Bir sürü şüphelimiz var akıl hastanesinde. Aradığımız kişi de bizi aradığı için en ufak bir açık bile vermememiz gerekiyor. Akıl hastanesi kısımları, olan ters köşeleri okumak çok iyiydi. Çok detaylı ve güzel yazılmıştı. Yazarın kalemine hayran kaldım adeta. Bir süre bu kitap dilimden düşmeyecek. Azra ile Arza ise birbirlerinin tamamen ruh eşleri kesinlikle. Bu kadar uyumlu ve birbirinin aynısı olan bir çift daha önce okudum mu bilmiyorum. Çiftimiz görev gereği bir mahalleye gidiyorlar ve bu mahalledeki cinayeti çözmeye çalışırken abi kardeş rolüne bürünüyorlar. Ama aralarındaki elektrik... off
MartavalR. İdeli · Artemis Yayınları · 2026380 okunma
Nazlı
Ben ilk kitabı bitireli biraz oluyor o yüzden tam hatırlamıyorum ne olmuştu tam olarak Azra ile Arza arasında. İkinci kitaba başladım bir güvensizlik ihanet konusu dönüyor anlayamadım özet geçebilir misiniz biraz 🥺
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
4/10
·544 syf.··
2025 73. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 13 Aralık 2025 14:28
KİTAP OKUMAK KELİME DAĞARCIĞINIZI GELİŞTİRİR BU KİTABI OKUMAK İSE KÜFÜR DAĞARCIĞINIZI GELİŞTİRİR!! Askeri kurgularda - her ne kadar hoşuma gitmese de - küfür görmeye alışkınım. Ama bu kitapta neredeyse küfürsüz cümle yok arkadaşlar. Karakterlerimiz normal bir iletişim kuramıyolar resmen. Hiç bilmediğim küfürleri burada gördüm. Sonraki sayfalarda belki düzelir diye diye kitabın sonunu getirdim fakat aynı şekilde devam ediyor. Yazarımız önsözünde klişeden uzak gerçekçi bir askeri roman ele aldığını söylemiş fakat ben buna katılmıyorum. Hatta kitabı okuduktan sonra klişelerden devam etseydi daha mı iyi olurdu acaba diye de düşündüm. Örneğin ana karakterimiz Alp Aslan'ın askerlerini görevin ortasında bırakıp Jülide'ye gelmesi bana sorumsuzluk gibi geldi. Yanlış hatırlamıyorsam Jülide'nin onu aldattığını düşündüğü için yapmıştı bunu. Yine de görev her şeyden önce gelmeliydi. Ayrıca Jülide'nin çok abartıldığını düşünüyorum. Ailesinin asker olması, çocukluğunun kışlalarda ya da karakollarda asker gibi eğitilerek geçirmesi onu farklı kılıyor evet ama kitaptaki kadın- erkek tüm karakterlerin bu kadar üstüne düşmesini ben anlayamadım. İlk kitap boyunca olaylar hep Jülide'nin etrafında dönüyor zaten. Alp Aslan ile tanışması ve aralarında ilişkinin ilerleyişini okuyoruz. Onun dışında askeri olay adına pek bir şey yok. Bu yönüyle serinin giriş kitabı olma özelliğini koruyor. Karakterleri tanıyoruz, sonraki kitaplarda bizi neyin beklediği konusunda az çok temelimiz oluşuyor. Melih ile Jülide'nin arasındaki ilişkiyi de anlayamadım. Resmen sevgili gibi davranıyorlar ama çevredekilere kardeşiz beraber büyüdük diyorlar. Böyle güzellemeler yapınca biz de he o zaman tamam diyip geçeceğiz yani öyle mi? Melih'i tek başına sevdim. Bence kitaptaki en olgun kişiydi. Bu kitaba
OnsraGökçen Koçan · Dokuz Yayınları · 2023692 okunma
sena ada isimli okura yanıt verildi
Nazlı
O kadar beğenmedim ki kitaplığımda kalmasını bile istemedim fkdkdk
1/10
Bu kitabın nasıl bu kadar beğenildiğini asla anlamayacağım sanırım. Şu ana kadar her kitaba bir şans verip bitirdim ama bu kitap elimde süründü sadece. Bookstagramların bayıla bayıla okumasına aldanmamamız lazım galiba. "Sen önerdiysen okuyalım" diyen takipçilerime de "müsaadenizle ceketimi çıkarabilir miyim?" diyorum.. Ben önerdiysem de düşünün siz yine. Kitap bir yere bağlanmıyor bir kere. Her şey inanılmaz hızlı gelişiyor. Karakterler dondurma paketinden çıkan sarma gibi arka planı olmaksızın manasızca birdenbire beliriyor. Erkek karakter de toksik maskülenitenin vücut bulmuş hâli gibiydi. İki durup bi' kızı ezikledi. Yalan Dünya'daki aşiret dizisinden halliceydi. Absürt bir kitap olsa belki okunurdu. Yani, sırf barda bulunduğu için bir kadına iğrenç ithamların yapılmasının romantik yanı nedir? Erkek karakterin kadına "bardan adam kaldıran" demesi o kadar berbattı ki.. Biri bana veya başka bir hemcinsime bunu deseydi şanslıysa gözünü Rusya yakınlarında, denizin ortasında açardı. Kitapta (kitap diyesim de yok aslında, yazı bulunan sayfalar bütünü falan denir ancak) çok fazla mantıksal hata var. Yani, bu tarz kitaplarda mantığıma "beni A noktasında bırak, B noktasına da gitmeyelim. dur sen orada" diyorum. Ama yani iki gün önce fiziksel olarak yakinen tanıma fırsatı bulduğun adamı Gabar Dağı'nda görünce de şaşır be kızım.. "Hadi be Suat" diyen Hüsnü Çoban gibiydim okurken. Siz nasıl sınır hattında karşılaştınız, dahası nasıl şaşırmadınız? Ben yan komşumu markette görünce şok oluyorum, belki de ben fazla dramatiğimdir.. Ay, bu arada, Theo James ile karşılaşırsak falan asla şaşırmam sayın evren; gönderebilirsin, cuma günleri Kadıköy'de oluyorum. - Gerçi bırakın Theo James'i, yan sokağımda oturan dershane crushımı bile aynı kütüphanede ders çalışmamıza rağmen göremedim
Edebiyat
OnsraGökçen Koçan · Dokuz Yayınları · 2023692 okunma
Nazlı
Fjfjf çok iyi ya içimden geçenleri yazıya dökmüşsün resmen her satırına katılıyorum
Puan vermedi·360 syf.··
2025 23. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 17 Eylül 2025 17:04
Uzun zamandır okuduğum en sürükleyici seri! Evet genelde serilerin son kitapları ilk kitap kadar heyecan verici olmaz. O yüzden beklentim düşük başlamıştım ama kitap beni ilk sayfadan itibaren içine aldı. Bu kitapta karakterimiz yeni bir eve taşınıyor ve komşularında bi sıkıntı olduğunu fark ediyor. Buradan sonrasını spoilerlı yazacağım çünkü öyle aman aman bi konu da yok. Seriyi okuyanlar son kitaba mutlaka bir şans versin. ---SPOİLER--- Kitabın başında verilen metni hepimiz Millie'ye ait sandık yalan yok. Bu sefer rollerin değişmesi ve o hizmetçinin Martha olması manidardı hiç beklemiyordum. Ama Suzette'nin katil olmayacağı çok açıktı zaten basbaya kötü yazılmış bir karakter hiç şaşırtmazdı. Ya bütün bunlar bir tarafa da kitabın sonunda ENZO hala aklanmadı yani benim derdim cinayetle değil. Abi kitap boyunca Millie'ye hayvan gibi davrandı resmen aldatti da hatta. Gece yarıları birilerinin evine gitmek sohbet etmek yakınlaşmak d aldatmaktir :D Defalarca yalan söyledi. Cinayeti o işlememiş olabilir ama Millie'ye karşı hiç suçsuz değildi. Ama yazarımız onu melek yapmış kitabın sonunda. Cinayeti o işlemediği için aslında o çok iyi bir baba ve eş melekk kanatlanıp uçacak. Var ya Enzo'yu dövmek istiyorum dnfmamfmek neyse onun dışında kitap güzeldi.
1000Kitap
Hizmetçi İzliyorFreida McFadden · Olimpos Yayınları · 20245,2bin okunma
Nazlı
Martha detayı çok iyiydi gerçekten benim hiç aklıma gelmemişti Enzonun üstündeki kanı vs de kızının suçunu üstlendi diye yorumlamıştım sonunda şoke oldum. Martha nın dediği gibi kimse hizmetçiden şüphelenmezdi
8/10
·400 syf.··
2025 51. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 16 Ağustos 2025 10:57
Unutulmuş Kuşlar Göğü yorumu Kitap Evera Alfen'in kardeşinin bir tören sırasında öldürülmesi ile başlıyor. Daha sonra kızımız bu ölümün ardındaki sır perdesini aralamak ve intikam almak için büyük bir yemin ediyor. Böylece bizim maraton da başlıyor. İlk kitap boyunca tempo hiç düşmedi. Her sayfasını merakla okudum. En çokta Evera'nın Vahşiler ile olduğu kısımları sevdim. Onların Yuva'da öğretildiği gibi Vahşi değil de, sıcakkanlı ve yardımsever olmalarını okumak Evera gibi beni de şaşırttı. Kendi ailesinden görmediği değeri onlardan görmesi ise bir tık üzdü. Ama kızımız o kadar güçlü ki hayatı boyunca bildiği gerçeklerin bir bir üstüne yıkılmasına rağmen ayakta kalmayı başarıyor. Rans ile aralarında oluşan bağ ise onu daha da kendinden emin birine dönüşmesine vesile oluyordu. İkinci kitapta Evera'nın Yuva'ya dönmesi ile resmen savaş başlıyor ve tempo bir tık daha artıyor. İsyancıların da desteği ile kızımızın hain konumundan kahraman konumuna geçmesi yavaş ama etkileyiciydi. Her şey o kadar kordine ve hızlı şekilde ilerliyordu ki bir an kendimi İsyancılar ile Yuva'da oradan oraya koşarken buldum sanki. İlerledikçe aslında her şeyin nasıl derine dayandığını, hiçbir şeyin yüzeysel olmadığını anlıyoruz. Bu kitaba daha da bağlanmama neden oldu. Her öğrendiğim gerçekle birlikte Evera ile ben de şaşırdım. Olaylar buradan sonra nereye ilerleyecek tahmin edemiyorum fakat üçüncü kitap her şeyin aydınlanacağını düşünüyorum. Son olarak ikinci kitabını sonlarına doğru ortaya çıkan Evera'nın geçmişi ile ilgili olan kısım beni biraz düşündürttü. Elmas Gen muhabbeti ile Evera'nın aslında sıradan bir insan olmadığını anlıyoruz ve kitap bir anda başka bir yere sürükleniyor. Bu değişim benim için çok ani ve beklenmedikti. Sanki sonradan akla gelinmiş gibi bir hissiyat yarattı ben
Unutulmuş Kuşlar Göğü 2K. Kübra Berk · Ephesus Yayınları · 2024203 okunma
Hakan Çiçek isimli okura yanıt verildi
Nazlı
Evet bir şans verebilirsiniz