comte de lautréamont

comte de lautréamont
@1boyalikus
Kar yağarken kirlenen bir şeydi benim yüzüm. We are accidents waiting, waiting to happen
Devletin ortaya çıkışı
Böylelikle soya dayalı yapılanmanın kurumlarının işleyişi bozuldu, daha Kahramanlar Çağında bulunması gerekiyordu.Theseus'a atfedilen anayasa yürürlüğe sokuldu.Değisiklik her şeyden önce, Atina'da bir merkezi yönetim oluşturulmasına dayanıyordu; yani, daha önce kabileler tarafından bağımsız olarak yönetilen işlerin bir bölümü ortak işler ilan edilmiş ve Atina'da yer alan ortak meclise devredilmişledi.Böylelikle Atinalılar Amerika'daki herhangi bir yerli halkın vardığı noktadan bir adım daha ileri gittiler: Yan yana yaşayan kabilelerin salt bir konfederasyonun yerini, tek bir ulus halinde kaynaşmaları aldı.Böylece kabilelerin ve soyların hukuki göreneklerinin üzerinde genel bir Atina halk hukuku doğdu; Atina yurttaşı, bir yurttaş olarak belirli halkara, kabilenin yabancısı olduğu bölgelere de geçerli olan yeni bir yasal korunmaya sahip oldu.
Sayfa 112
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Devletin İcadı
Tek bir şey eksikti: bireyleri yeni elde edilen zenginliklerini yalnızca soy düzeninin komünist geleneklerine karşı güvence altına almak, daha önce çok az değer verilen özel mülkiyeti kutsallaştırmakla ve bu kutsallaştırmayı tüm insanı toplumun en yüce amacı ilan etmekle kalmayıp mülkiyet edinmenin birbiri ardından gelişen yeni biçimlerine, yani sürekli hızlanan zenginlik artışına genel bir toplumsal kabul damgasını da vuran bir kurum; yalnızca toplumun yeni sınıflara bölünmesini değil, mülk sahibi sınıfın mülk sahibi olmayan sınıfı sömürme hakkını ve onun üzerinde tahakküm kurmasını da kalıcılaştıran bir kurum. Ve bu kurum geldi.Devlet icat edildi.
Sayfa 107
Mülkiyetsiz Toplum
Bozulmamış yerlilerle bir araya gelen tüm beyazların, bu barbarların kişisel onuru, dürüstlüğü, sağlam karakteri ve cesareti karşısında hayranlık duymaları böyle bir toplumun nasıl erkekler ve kadınlar ürettiğini açıkça gösteriyor.
Sayfa 92
Kimse kimseyi kendisi olduğu için sevmez
Bir kadının rızasını hayatlarında hiçbir zaman para ya da diğer toplumsal güç karşılığında elde etmek zorunda kalmamış bir erkek kuşağı ve ne kendini aşk dışında başka herhangi bir düşünceyle bir erkeğe vermiş, ne de sevdiği erkeğe kendini vermeyi ekonomik sonuçlarından korkarak reddetmiş bir kadın kuşağı...
Sayfa 72
Cinsel aşk, doğası gereği dışlayıcı olduğu için -bu dışlayıcılık günümüzde yalnızca kadın tarafından tamamen gerçekleştirildiği halde- cinsel aşk üzerine kurulan evlilik de doğası gereği tekeşli evliliktir.
Sayfa 71