Bazı Allah dostları Rablerini zikrederken; "eti konuşturan, yağı gördüren, kemiği işittiren Allah'ı tespih ederim" derlermiş. Etten maksat dil, yağdan maksat göz, kemikten maksat kulak imiş meğer. Nasıl da vakıflarmış mucize olan bedenlerine, nasılda değerli görmüşler her zerrelerini..
Cihadınız yok ,gayretiniz yok, korku içindesiniz, ödleklik var, aman bir şey gelmesin ,aman bir şey olmasın, akşamleyin sıcak çayımı içeyim pijamamı giyeyim televizyon seyredeyim .
"Derdiniz bu sizin böyle Müslümanlık mı olur"
|Timurtaş Uçar ( r.aleyh)
Rabbimiz erkeğe "kavvam" kadına "tarla" buyurarak iki kuluna da mevzi belirlemiştir. Bu sebeple kadın eve dönmelidir. Kadın tarla olmalıdır. Kadın kendi ekmeğini, sirkesini, yoğurdunu yapmalıdır. Kadın evladını, kocasını, neslini ve Ümmet-i Muhammed'i kurtarmalıdır. Bir eli ile beşiği, bir eli ile dünyayı sallamalıdır.
Asıl güç ve kudret budur. "Buyur Rabbim, senin bana tertemiz teslim ettiğin yavrumu ben de sana tertemiz teslim ediyorum! Yavrumu Kudüs neferi olsun diye büyütüyorum!" diyen bir kadın kazanmıştır.
Tevekkül insana rehberdir ama sebebe sarılmak da Peygamber sünnetidir.
Mahlukatın Rabbi ayağımızın önüne bir merdiven koymuştur basamak basamak dama çıkmak gerekir; burada cebri olmak, ham hayaldir.