Öfke ve altında yatan korku,kaygı,acı ve güvensizlik, çocukta zaten var olan ben-sen ayrımını keskinleştirir, öfkesini kendinden görmediğine kanalize etmesine sebep olur. Buna engel olabilecek, empati ve vicdandır. Ama kendisine hiç sevgi göstermemiş, onu hep hırpalamış bir dünyaya karşılık verirken çocuk ne empati ne de vicdan azabı hisseder. Bilakis, halihazırda gelişmiş olan zihinsel kapasitesini, düşman gördüğü bu acımasız dünyaya zarar vermek için kullanır. Bunda başarılı olmak için de o dünyanın daha zayıf üyelerini hedef alır.