Milli Edebiyat dönemi Türk kadın yazarı Halide Edip Adıvar'ın kitabı "Vurun kahpeye", Halide Edip Adıvar "Vurun Kahpeye" kitabını 207 sayfada tamamlamıştır. 1926 yılında ilk defa kitap haline getirilerek okuyucuya sunulmuştur. Kitap 24. Baskıya kadar ulaşmıştır. Milli edebiyat dönemi romanları arasında kendisini korumuş olup dönemin sıkıntılı yaşanmış olaylarını Öğretmen olan Aliye karakteri üzerinden ağdasız ve akıcı bir dille ele almıştır. Lise edebiyat derslerinde de hala adı geçen bir kitaptır. Kalıcılığını koruyarak hala raflarda yerini almaya devam ediyor.
Aliye adlı öğretmenin milli mücadele döneminin yaşandığı sıkıntılı ve çalkantılı dönemde eğitimin önemini vurgulamak için taşrada bir ilkokulda öğrencilere dersler veren güçlü ve cesur bir kadın profili ile karşımıza çıkıyor. İstanbul’dan taşraya gelen Aliye öğretmen hiç hayal ettiği gibi olaylarla karşılaşmaz o dönemin ve oranın yerli halkı Aliye’nin bir kadın olarak bu kadar cesur ve dik başlı olmasını kaldıramaz. Hatta oranın zenginlerinden olan Uzun Hüseyin Efendi ona âşık olmuş onu ikinci eşi yapmak istemektedir aynı zamanda taşranın maarif müdürü de Aliye’ye vurulmuştur. Bunların aksine Hacı Fettah Efendi onun yüzünün açık olması ve dediğim dedik duruşu onun canını sıkıyor ve onun şeriatının kurallarının dışında olduğunu savunarak onun şeriata göre cezalandırılması gerektiğini düşünerek Uzun Hüseyin Efendi ile Yunan ordusu kumandanına giderek onunla anlaşırlar. Ve kasabaya Yunan ordusu kumandanın gelmesini sağlamıştırlar. Kuvayı milliye ordusunun başındaki Tosun Bey’i yakalamak isteyen Yunan Kumandanı Damyanos kasabaya gelmiş ve şeytanın kızı olarak bahsedilen Aliye’yi görünce saf temiz duygularla hatta Yunan ordusunun ilerlemesini bile istemeyecek kadar sevmiştir ve onu da alıp Yunanistan da hayatına
Görüyor musunuz? Erkeklerin içinde yüzü gözü açık namahremler Müslümanların kalbini fesat'a vermek için şarkı söyleyerek dolaşıyorlar bunlar, bunlar mel'undur