Insan sesinin sahip olduğu o canlılığı ve tınıyı öylesine yitirmişti ki, insanda, bir zamanlar güzel olan bir rengin soluk bir lekeye dönüşmesinin yarattığı hissi yaratıyordu.
Önemli olan bir kacıs olasılığıydı bu acımasız törenin dışına doğru bir sıçrayıştı, umudun bütün şanslarını sunan çılgın bir koşuydu. Umut, nefes nefese koşarken bir sokağın köşesinde, arkadan yetişen bir kurșunla vurulmaktı elbette. Ama enine boyuna düșününce, hiçbir șey bu lükse sahip olmama izin vermiyor, her șey bunu engelliyordu.