Ölüm hayatın zıttı değildi, bilakis hayatla başlıyordu ve hayatın ta kendisiydi. Ölüme ilerlemenin adı hayat olmuştu. Doğan herkes bu yolu yürüyor ve günü gelince de dünyayı terk edip gidiyordu.
Öyle bir gül idi ki yanındaki de özlüyordu, uzağındakide; kokusunu alan da mest düşüyordu, hasretini duyan da. Gülün adı Muhammed (sallallahu aleyhi vesellem), varlığı Ab-ı Hayat'ın pınarıydı.