Taşçı

Taşçı
@1hektor
Yaşa ya da öl.
Benim en güzel mesleğimdir seni sevmek. Balkonda Kendiliğinden sönmüş bir sigaranın yanında buldular beni Senin hatrına uçarken kuşlar Hem üşenmiş hem vakti geçmiş göç mevsiminin Dudaklarından aşağı süzülüyordu yâr üstüne yâr sevmek Alnında vedaya hazırlanmış bir perde
Sayfa 15 - Bülent Parlak·Kitabı okudu
Şiir
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Şimdi toparlanmanın vaktidir Bu kente insanlar ekilecek daha Şiirler, şarkılar yazmanın vaktidir
Şiir
Hümanizmin gerekliliği..
"Benim tezim, bütün halkların, bütün kültürlerin birbiri hakkında önyargılara sahip olduğudur. Eğer bir gün bu önyargı kelimeleri, yani Avrupa dillerindeki barbar, Japon dilindeki gaijin, Müslümanlardaki kâfir, Almanlardaki Ari olmayan gibi önyargı sıfatlarını kaldırabilirsek, amacımıza ulaşabiliriz. Amaç nedir derseniz, bence tam olarak şudur: İnsanın değerinin sadece insan oluşundan geldiği; din, milliyet, cinsiyet, renk, cinsel tercih, siyaset gibi birtakım ön sıfatlarla ayrımcılığa uğratılmadığı bir hümanizm anlayışı."
Sayfa 57·Kitabı okudu
Janya
Janya tanrı ve zaman yanlış hatmedilmiş kiliselerin çanları sağır… minareler kısa… dekolte doktrinler giyinmiş abdal… geç kalmış, geç yağmış yağmurlarla dolmuş sarnıçlar, yırtıcı bir neşter darbesiyle, bulanmışlar nükleer sevdalardan olan kuleler, rokoko kristallerle süslenmiş tünellerde lime lime olmuşlar, bikes düşlere darılmışım, sıçramışım ve gelmişim Janya, sızlayışlarıma vokalistlik yapsana (dağ keçisi kavmine uyku haramdır) antik, mitolojik ve çatlamış bir heykelim, irin akıyor benden, içimin semasında, martılar kamikazeyî uçuşlar yapıyor, buğdayî hasretler, acılar değirmeninde, bir an olsun dinmiyorlar, filizlenmiyorlar, ufaldıkça ufalıyorlar, alfabelerden bir harf eksiliyor öldüğüm zaman, aahhh… yazık Janya, yüreğim ağzımdan çıkacak oluyor kahırlardan… kula renginde kaç akşam geçip gittiyse de, hayaller gemisinden sarı saçlı bir kıvılcım inmedi, bir deri bir kemik kalmış duygularımın kıyılarına, kül rengi entarisinin içinde sahte bir peygamber, yalandan da olsa elini uzatmadı bana, davet etmedi beni cemaatine, kahpe bir melek kucak açmadı, yılanlar bile aforoz ederlerdi beni sürülerinden, kulsuz bir tan- rı kadar bir başıma kalırdım, şeyhi ve müridi olduğum mezhepler, çarmıhlarda beni yaratırdı, gözlerimi veronikanın kanlı mendi- line her sürdüğümde, pas- lı bir hıçkırıkla, kurtlar gibi uluyordum hep, deliliğin ustası (olarak) kaldım,
Şiir