Ellerimle kapattım toprağı üzerine, küçük taş parçalarını ayıkladım. Taşlar değer de canını acıtır diye korkuyordum. Gün ışıdığında Youqing’i gömmüştüm.
"Savaşta birçok insan öldü, her nasılsa ben hayatta kaldım. Her gün kendi kendime 'yaşamalıyım' diyordum, böylece eve dönüp sizleri görebilecektim. Şimdi sen bizi terk etmekten mi bahsediyorsun?"
Sözlerim etkili olmuş olacaktı ki ertesi sabah uyandığımda
Jiazhen'ın gözlerini dikmiş bana baktığını gördüm. "Fugui, ben ölmek istemiyorum," diye fısıldadı. "Tek istediğim, her sabah uyanıp seni ve çocuklarımı görebilmek."