Ya bir insan bir yolculuğa çıkar, ya da şehre bir yabancı gelir. Bu yabancı o yabancı değil işte; bu kendine yabancı olan bir adamın hikayesi duygularını tamamen yitirmiş hayata yabancı olan Meursault’un kendi ifadesiyle “bence bir”( farketmez ) diyen birinin hikayesi…Birini öldürürken hissettikleriyle, yemek yerken hissettikleri aynı olan bir adam.
Nasıl bu hale geldiği hakkın da bir fikrimiz yok,onu bulduğumuzda böyle idi,canım sıkılsada yapacak başka bir işim olmadığı için okudum ( kendisi kesinlikle böyle derdi ). Cezayir de 657 ye tâbii memur olan Meursaultun annesinin ölümüyle başlayan, yaptıklarının sonucunu kestiremeyen , kestirsede umursamayan bir adamın gittikçe
kendine daha çok yabancılaşmasını okudum. Onun için her şey manasız.
Madem ölceksek ha otuz olmuş ha yetmiş bence bir.