Herkese merhaba
Sizin en sevdiğiniz ‘Kolera Günlerinde Aşk’ sözü hangisi ? Benimki ‘Ölünce dinlenmeye bol bol vaktim olacak nasılsa.’
Kitabı birçoğumuz gibi beğenerek okudum. Ancak bitirdiğim zaman kitabın totalini değerlendirdiğimde beklentimi tam olarak karşılayamadığını üzülerek farkettim Kitaba başlamadan önce koleranın kol gezdiği yıllarda, birbirini delicesine seven aşıkların arasına girdiğini, bir tarafı (genellikle erkek ölür) amansız bir şekilde kurban olarak seçtiğini, kitap boyunca çılgın aşklarının anlatıldığını ve içimizde buruk bir tad bırakarak en nihayetinde başkahramanımızın ölümüyle sonuçlanan, ardından yaş tutan bir eşle ilgili sıradan olabilecek ama hepimizi okurken büyüleyecek bir öyküsü olduğu beklentisine kapılmıştım.
Ancak kitap beklentilerimden tamamen farklıydı kolera zamanında geçmesi dışında Kadın başkarakterimiz Fermina Daza, özellikleriyle benim beğendiğim bir kadın figürü çizmiş. Sadece biraz kararsız olması beni zaman zaman baydı. Fermina Daza’nın eşi Doktor Juvenal Urbino kitabın son bölümüne kadar sevip benimsediğimiz ancak kitabın son bölümlerinde ortaya çıkan karaktersizlikleriyle ( gerek eşinin en yakın arkadaşı ile eşini aldatması gerekse eşine karşı vurdumduymaz davranışlarıyla ) kendisinden ölümüne nefret etmemizi sağladı.
Kitabın erkek başkarakteri Florentino Ariza ise çok silik bir tip. Kitabı bitirdiğimizde onunla ilgili aklımızda kalan tek şey saplantı-takıntı derecesinde Fermina Daza’ ya olan aşkı. Diyeceksiniz ki zaten aşk romanı akılda bir tek bu kalması zaten amaç değil mi ? Cevabı evet olsa bile Florentino’yu ahh ne aşık adam olarak göremiyorsunuz. Hasta pislik diyorsunuz içinizden. Özellikle adamın kimseye bağlanamaması ama cinsellikten asla vazgeçmemesi, uzaktan akrabası olan bir çocukla ( 14 yaşında) cinsel