Rezillik, genellikle, cehaletten gelir ve kendilerini en az bilen ve tanıyanlar, gerektiğinden fazla gururlanmaya ve alçalmaya en fazla eğilimli olanlardır.
"Gecenin bir vaktinde kalkıp kendine mahsus nâfile bir ibadet olarak da namaz kıl." (İsra: 79)
Bu namazım Hz. Peygambere (s.a.) mahsus olması, hiçbir durumda onun hiçbir şeyden gafil olmamasıdır. Hz. Peygamber’den (s.a.) başka diğer insanlar ise birçok şeyden gafil olurlar. Bazıları da şöyle demiştir: Allah Teâlâ’nın, teheccüd namazının nafile olduğunu belirtmesi Hz. Peygamberin (s.a.) günahlarının bağışlanmasına binaendir, dolayısıyla o hangi ameli yapsa nâfile olur. Hz. Peygamber’den (s.a.) başkasına gelince onların yaptıkları hayırlar, günahlarına kefaret olur, nâfile olmaz.
Ruhları en aşağı olanlar en küstah ve en azametlidirler, en âlicenap olanlar ise en mütevazı ve en alçakgönüllüdürler. Fakat güçlü ve âlicenap bir ruha sahip olanlar, gördükleri lütuflar veya uğradıkları kahırlardan dolayı tabiat ve mizaçlarını değiştirmedikleri halde, zayıf ve alçak bir ruha sahip olanlar sadece talihin elinde oyuncak olurlar, talihin lütufları ile şişerler, kahırları ile de tevâzua gelmezler. Hattâ bir çıkar bekledikleri ya da bir kendilerine kötülük yapmalarından korktukları kimselerin önünde utanç verici bir şekilde alçaldıkları bile çokça görülür. Sonra aynı zamanda kendilerinden bir şey ümit etmedikleri veya bir fenalık sezmedikleri kimselerin yanında da küstahça böbürlenmekten geri kalmazlar.
Dalkavukluk, her yerde, itibardadır. Erdem bakımından en eksik kimseler bile, hiçbir övgüye değmeyen, ya da hattâ yerilmesi bile gereken şeyler için, çoğu zaman kendilerine değer verildiğini görürler; bu ise, en cahillere ve en aptallara bu türlü gurura düşmek için fırsat yaratır.