Hepimiz yaralı kuşlarız sevgili dostum ancak yaralarımıza rağmen uçmaya çalışmaktan vazgeçmiyoruz, vazgeçmemeliyiz bence. Yaraların olduğu yerler hep acıyor, üstünden yıllar geçse de ama insanlık var olduğundan bu yana bu yaralar hep mev- cuttu, mevcut olmaya da devam edecek. Belki bu yaraları savaş yaraları olarak tanımlayabiliriz, ne de olsa üstümüzden koca bir hayat geçti.
Kendine iyi davran güzel insan.
Dünyanın en kolay şeyi başkalarının hayatları, yaptıkları, yapmadıkları ve hataları hakkında büyük konuşmak sanırım. Uzaktan izleyince her şey kolayca halledilebilir- miş, o hatalar yapılmayabilirmiş gibi gelir insana. "Buna mı üzüldün, buna mı takıldın, bunu mu başaramadın?" gibi cümleler ne de kolay çıkar ağızdan. Ama yaşamadığın hayatın, derdin ve imtihanların ağırlığını asla bilemezsin. Her dert sahibine büyüktür. Bu tuzağa düşme.
Bugün bir cümle duydum, çok hoşuma gitti; "Kendinde değiştiremediğini başkasında düzeltmeye çalışma." As lında bu bir savunma mekanizması... Kendi kişiliğinde yüzleşemediği, düzeltemediği şeyleri başkasında görün- ce daha fazla öfkeleniyor insan. Ancak bu, çözümsüz bir döngüye sebep oluyor. Birinde bir şeyi değiştirmeye çalı- şıyorsan bence önce kendine bakmalısın, ben bu konuda gerçekten bunu söyleyebilecek kadar iyi miyim diye.