Ey aşk, ey soylu eliyle, gökçe eliyle arzularıma gem vuran,
ve benim açlığımı, susuzluğumu
onura ve ağırbaşlılığa
dünüştüren Tanrı soluğu, izin verme,
ne olur, izin verme, zayıf benliğimi ayartan içimdeki gücün
ve katılığın, direngenliğin
ekmek yemesine, şarap içmesine.
Bırak açlık çekeyim bunun yerine.
Bırak, susuzluktan kavrulsun yüreğim.
Bırak senin doldurmadığın kadehe, yahut senin kutsamadığın testiye elimi uzatmadan önce çoktan ölüp gitmiş, toza toprağa karışmış olayım.
Kendi öncünüz kendinizsiniz.
Ve yükselttiğiniz kuleler dev benliğinizin temeline atılmış payandalardan başka nedir ki?
Bu iri benliğiniz de bir temel olacak bir başka yapı, bir başka benlik için.