'İnsan, yeryüzünün ve yeryüzündeki yaşamın efendisidir,' der Robinson. 'Sözlerle değil, kendi hayatıyla, yaptık larıyla iz bırakır. İnsan, insanın dehası, bilge aklı ve sağlam idaresi doğanın tüm karanlık güçlerinden üstündür. Yorgun ve hasta beyinlerin uydurmalarını bir kenara bırakıp sadece gerçekliği dikkate alın. Örneğin ben. Denizde bir gemi fırtına yüzünden batar ve etrafta canlı varlığın olduğu tek bir kara parçası yoktur. Etraf alabildiğine deniz. Bütün mürette bat ölürken sadece genç bir çocuk hayatta kalır. Deniz onu ıssız bir adaya atmıştır. Aç ve çıplak kalan bu gence ne olu yor? Kayıp mı oluyor, umutsuzluk içinde intiharı mı tercih ediyor? Robinson büyük bir güçlükle adaya harap gemiden kurtarabileceği her şeyi alıyor ve küçük bir ev inşa ediyor.
Buğday ekiyor. Yaban keçilerini evcilleştiriyor. Sonrasında bulduğu bir vahşiyi eğitip kendine yardımcı ve arkadaş yapıyor. Kendine iyi, makul bir yaşam kuruyor.
Ve tüm bunları tek başına, ıssız bir adada gerçekleştiri yor.'
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Yüce bir göreviniz var. Yaşam bilgeliğini sokağa, kitlelere aktarıyorsunuz ... Ama bilmelisiniz ki, üni versitelerinizden hayatın bilgeliğine sahip olmayan birçok insan mezun oluyor. Onlar aydın değil, sadece taklitten ibaretler.
Zekanız ayrıcalığınız değildir. Size iktidar kurma, cömert bir yaşam sürme hakkı tanımaz. Siz halka ışık tutmak için varsınız. Ve bir mum yakıldığında üstü kapatılmaz, etrafı aydınlatması için yükseğe, şamdanın üzerine yerleştirilir.