Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
'Toplumdaki şiddetli bozuklukların temel sebeplerinden biri, herkesin kendi hayatını düzenlemeye çalışması ama kimsenin daha iyi bir yaşam düzeni inşa etmeye gayret göstermemesidir.'
Çocuklu her aile yaşayan bir yanan çalıdır. Kirli ayaklar ve ellerle, kirli kıyafetlerle bu çalıya nasıl yaklaşırız? Ebe veynler evde kıyafetlerine dikkat etmeyip genellikle kirli çamaşırlar giydikleri gibi, konuşmalarında ve eylemlerinde, çocuklarının önündeki karşılıklı ilişkilerinde de özensiz, dikkatsizdir. Çocuklarının önünde yapılan ebeveynler arası kavgaların kabalığından ve seviyesizliğindense hiç bahsetmeyelim. Bu kavgalarda anne babalar birbirlerini daha da kızdırmak için çocuklarına şöyle seslenirler:
'Çocuklar, babanızın haline bakın!' 'Siz asıl annenize bakın!' Aile içindeki sohbetleri ele alın. Çok fazla dedikodu yapılıyor. Boş laflar, sıradan şikayetler ... Nasıl üç kuruş fazla kazanırım, hangi kumaşı alsam ya da işyerinde nasıl önem siz bir terfi alırım gibi sıradan dertler.
Çocukların on beş yirmi yıl boyunca içinde debelendikleri yoğun bataklık bu işte. Sonra yaşlılar gençlerin gökyüzünde kartal gibi uçmamasına, çocuklarının kanatsız olmasına şaşıyor.
Şunu sormama izin verin sevgili ebeveynler: Verdiğiniz terbiyeyle çocuklarınıza kartal kanatları mı kazandırdınız?
Yoksa o kanatları kökünden kopardınız mı?
Çocuklardan sevgi, saygı ve itaat istemeyin. Bunu onlardan tehditle, azarla ve cezayla alabileceğinizi düşünmeyin.
Çocuklarınızın önünde kendiniz olun, böylece saygınlığınızı kendileri takdir edecek, sizi seveceklerdir.