Belki de bir kedi almalıyız. Hatta sokakta bulmalıyız. Adını Gambaz koymalıyız. Olanca gamımızı, kederimizi kediye yüklemeliyiz. Kedi gamımızı kederimizi alıp kaçmalı. Biz kedisiz, kitapsız, gamsız, kedersiz kalmalıyız. Çırılçıplak, acısız, sevgisiz, yanık otlar gibi, çürümüş, kuru, kof ağaç gövdeleri gibi öylece kalmalıyız.
Bu korkunç evde, bu acıdan ve mutsuzluktan çıldırdığım, daha on yaşımda depresyonun en koyusunu tattığım ve ölüm fikriyle yakından arkadaşlık ettiğim bu mezarda, zamana ancak kitap okuyarak dayanabiliyorum.