Yorucu, ağır, karmaşık bazen de kendimi içinde hissettiğim bir okuma geçirdim kitabı okurken. Ayrıca ölmeyi bile beceremeyen kendi davranışlarını soytarı olmasına bağlayan kendini olduğu gibi kabullenemeyen bir karakter bizi karşılıyor. Kitap her ne kadar okurken bizi içine çekse de birçok şeyi sorgulamamıza vesile oluyor bence. Topluma dahil olmayı becerememiş kendini hep ötekileştirmiş ve yalnızlaştırmış bir karakter bizimle beraber oluyor. Öyle ya da böyle yaşadığımız toplumla iç içeysek karakterin bize uzak gelmesi çok normal fakat hepimiz zaman zaman yaşadığımız toplumla çatışabiliyor ve uzaklaşmak isteyebiliyoruz. Tam olarak anlayamasak bile kısmen anlayabileceğimiz bir karakter karşılıyor bizi. Okulda ve evde büründüğü ‘soytarı’ rolüyle o kadar bütünleşir ki kendi benliğini kaybeder. Ailesi soylu aristokrat bir ailedir ve o ailenin içinde kaybolur. Kendini bulamaz.