• Geçen asır sonlarında Halil Ağa isminde bir adam, karılarının ve anasının geçimsizlik kavgaları yüzünden üzüntüyle ölmüştü; vasiyeti üzerine kabir taşına, "Karı dırıltısından ölen Halil Ağa" diye yazıldı. Bu kabir taşı Merkezefendi Mezarlığı'ndadır.
XVI. asrın en namlı vezirlerinden Gürcistan fatihi Özdemiroğlu Osman Paşa geceleri yatakta yatmazdı. Her akşam saz söz ve köçek oyunlarıyla işret ederdi. Önünde kurulmuş bir işret sofrası bulundurmazdı; el çırpar, saki içkisini getirir, diğer içoğlanları da ellerinde tabaklarla önünde diz çökerek çeşitli mezeleri sunarlar ve sonra edeple çekilirlerdi. İçki, saz ve köçek seyri faslı bitince Osman Paşa, mutemet hizmetkârı olan sakisini çağırır, başını bu gencin omzuna dayar, öylece birkaç saat uyurdu. Sonra kalkar, abdest alır, teheccüt namazına durur, hüngür hüngür ağlayarak ibadet ederdi; öyle ki, seccadeden kalktığı zaman, seccadenin gözyaşlarıyla bir bardak su dökülmüş gibi ıslanmış olduğunu görürlerdi.
Sayfa 115 - İşret etmek: Yiyip içip eğlenmek. İçoğlanı: Saraya alınarak çeşitli devlet hizmetleri için yetiştirilen devşirmelere verilen ad.
• Güzel yaprakları ve güzel çiçekleriyle şehircilik bakımından büyük bir kıymet taşıyan atkestanesi ağacı Fransa'ya ilk defa olarak 1615 senesinde Bachelier isminde bir zat tarafından İstanbul'dan götürülmüştür. O günden beri bu ağaç Paris bulvarlarının süsü olmuştur.
• Van Gölü'nde yüzen ilk Türk gemisi XVI. asırda Mimar Sinan tarafından yapılmıştır. Büyük sanatkâr o zaman Yeniçeri Ocağı'nda dülgerlikteki hünerleriyle tanınmış basit bir neferdi.
• Gayet genç, tüysüz yeniçeri neferlerine "civelek" denilirdi. Civelekler sokağa, kadınlar, kızlar gibi yüzlerine bir nikap (peçe) koyarak çıkarlardı. Bir civeleğin sokakta peçesini kaldırıp yalnız yüzüne bakmak, bir kadına veya kıza yapılmış hareket gibi tecavüz sayılır ve buna cesaret eden derhal hapse atılırdı.