Bilindiği gibi o dönemde bu tür bahçıvanlık işlerine çok düşkün olan Flamanlar ve Portekizliler laleyi, adeta ilahi bir çiçek olarak görüyor ve doğudan gelen bu bitki üzerinde, doğabilimcinin Tanrı'yı kıskandırma korkusuyla insan türü ne yapmaya cesaret edemediği şeyleri deniyorlardı.
| Nihayet zamanını ve özellikle ürkütücü bir şekilde artan parasını ne yapacağını bilemediği için ülkesinin ve yaşadığı dönemin çılgınlıkları arasından en zarif ve en pahalı olanı seçti.
| Kendisini lalelere verecekti.
Gerçek anlamda yaşamak istiyorsan ye, iç, keyfine göre para harca, çünkü hayat bir laboratuvarın ya da bir dükkanın tahta iskemlesinde ya da deri koltuğunda çalışmaktan ibaret değil.