‘yürüyüp geldiğin yola bakıyorum; hangi sokaktan dönüp bu sahil kenarına ulaştığını, hangi vitrine gözünün takıldığını, kaldırımın hangi noktasına bastığını ve kaldırımların çiçek açtığını, şehrime ve masama nerelerden bir bahar taşıdığını tahmin etmeye çalışıyorum. seni tahmin etmek çok güzel; bir insanı tahmin etmek, ona dair düşünmek çok güzel…’
belki hepsi geçmeyecek, o dönmeyecek, son sözler unutulmayacak, sızı sürecek ama biz burada olacağız, beraberce, aynı ateşin başında, aynı boşluğu seyrederek burada kalacağız…
kışın şehrime uğramadığı bir mart sabahı sandalyeme oturup "şimdi ne yapacağım?" diye düşünüyorum. buradan kalkıp nereye gideceğim? hangi sofranın bekleneni, hangi evin neşesi, hangi baharın müjdecisi olacağım? zaman daralıyor...