d i l a r a

d i l a r a
@1ogrencianne
10/10
·416 syf.··
Beğendi
·
2021 6. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 15 Ocak 2021 13:43
Polisiye türü roman yazmak diğer türlere nazaran daha zor bence. Ve Robert Bryndza bunu başaran yazarlardan biri. Çok fazla polisiye roman okuduğumu söyleyemem John Verdon takip ettiğim tek polisiye yazarıydı. Fakat Buzdaki Kız kitabına bayıldım. Yani bu kadar beğeneceğimi tahmin etmeden okumuştum. Polisiye romanlarını seviyorsanız kesinlikle okuyun pişman olmazsınız. Kitabın konusuna gelince, bir gün genç bir adam Güney Londra'daki bir parkta, kalın bir buz tabakasının altında bir kadının cansız bedenini bulur. Bu kız ünlü ailenin kızı Andrea Douglas-Brown’dur. Bu cinayetin çözülmesi için başdedektif Erika Foster göreve çağrılır. Araştırmaya başlayınca katilin tek bir cinayet işlemediği, 5 kadını öldürdüğü ortaya çıkar. Andrea’nın ve ailesinin sırları açığa çıktıkça Erika katile bir adım daha yaklaşır. Katilin kim olduğunu asla tahmin edemeyeceksiniz. Keyifli okumalar :)
Buzdaki KızRobert Bryndza · Yabancı Yayınları · 20161,248 okunma
şeyda isimli okura yanıt verildi
d i l a r a
Şu an Gece Avı kitabına başladım ☺️ ama diğerleri elimde yok onları da okurum inşallah ilerleyen zamanlarda ☺️
Reklam
Günler aydın olsun.
Covid testim pozitif çıktı. Korkuyorum. Yani mevsimsel grip gibi atlatabileceğime inanıyorum bir yandan, bir yandan da ya atlatamazsam diye çok korkuyorum. Hazır değilim gitmek için. İyi olmak istiyorum.
1000Kitap
d i l a r a
İnşallah en kısa zamanda atlatırsınız rabbim şifalar nasip etsin inşaAllah 🙏🏻
Bilinmeyen Bir Erkeğin Mektubu
Tarihin en suçlu bilinmeyeninden, daha çok ölümleriyle bilinene... Ben, erkek. Bir çocuktum zamanında, öyle de kalmam gerekirdi. Sonraları artık büyümem gerektiği anlatıldı. Masumluğumu kaybettiğim nokta işte tam da o kırılma noktasıydı. Anlatılması gereken hikaye ise benim değil, unutulanlara ve anlatılmayanlara ait olan yarım kalmış hikayelerdi. Suçluyorum! Bugün senin doğum günün, kadın. Ne o, yoksa kutlamayacak mısın? Bugün suçluluğumun en çok yüzüme vurulduğu gündür, kadın. Ne desem sana, nasıl affettirsem kendimi? Suçluyum ve en kötüsü de tarih boyunca hiçbir mantıklı bahanem olmadan suçluyum sana karşı, ey kadın. Sen, kadın. Ben senin çoğu zaman ölüm günün oldum. Oysaki sen benim annemdin, doğum günümdün. İşte bu kadar vefasız bir mahluktum. Sen, kadın. Bir zamanlar Sükeyne bint Hüseyin'din. Beş kez evlendin ve bu beş evliliğin hiçbirisinde kocana boyun eğmeyi kabul etmedin. Ölüm günün olacaktım az kalsın senin. Zor kurtuldun elimden. Sen, kadın. Bir zamanlar Hypatia'ydın. Çekemedim düşünmeni ve sorgulamanı. Yok ettim bu dünyadan seni. Parçalarına ayırdım bilgi dolu bedenini. Bu, matematiğin belki de tarihteki en kederli günüydü. Sayılar bile birbirine küsmüştü o gün. Bedeni parçalara bölen insanların varlığının yanında sayıların bölünmesinin ne anlamı kalırdı? Sen, kadın. Bir zamanlar tekstil fabrikasında hakkını aramak için grev yapan kadınlardın. Kitledim seni içeri, yaktım 129 tane benzerini acımadan. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'ne sebep oldum. Sen, kadın. Bir zamanlar Anne Frank'tin. Aldırmadım sadece masum bir çocuk olmana. Yeryüzü ve savaşlar daha çok ölü istiyordu. Attım insanlık ayıbım olan toplama kamplarımın içine seni. Senin gibileri toplarken aslında hayatın içinden çıkarmıştım sizleri. Dört işlem arasında çarpan kalpler ve bölünen ırklar bu
Edebiyat
d i l a r a
Harika bir yazı. 👏🏻👏🏻 Bu düşüncenin tüm erkeklerde bulunmasını temenni ediyorum. 🙏🏻
Puan vermedi·430 syf.··
2019 8. kitabı
·
Bu defa bunu yapmayacağım dedim, hızlı tüketmemek için direndim ama nafile. Bir günde bitirdim yine de. Harika bir Afganistan hikayesi. İçinde o kadar çok acı var ki. Bİr kadın dayanışması hikayesi. Yine de oynanılan kirli oyunların, siyasetin, büyük savaşların küçük kurbanları kadınlar. Afganistan`da bir birinin peşinden gelen felaketlerin kurbanı olan iki kadının, dertler denizinde bir birine sımsıkı sarılışını anlatıyor. Biri uysal kadere boyun eğen, diğeri ise ölümüne mücadele için her şeyden geçmeye hazır iki kadın. Dünyada en güçlü iki etkenden biri din diğeri ise miliyyetçilik duygularıdır. Yanlış ellerde insanları manipule etmek için harika bir silah olabilir her ikisi de. İşte Talibanın elinde "din" kadınlara karşı tutmuş olduğu bir kalaşnikovdu. Yazarın en sevdiğim yanı romanlarında toz pembe hayatlar yerine gerçekten dünyanın bir yerlerinde yaşanmış olan hikayeleri anlatması. Ve malesef gerçek hikayelerde herkes mutlu sonunu bulamaz.
Edebiyat
Bin Muhteşem GüneşKhaled Hosseini · Everest Yayınları · 2026119,3bin okunma
d i l a r a
Ben de bitmesin diye yavaş yavaş okumuştum :)