İradesizlik hastalığının kişiyi davet ettiği bir başka patolojik durum ise hayalciliktir. Kendi kararlarını hiçbir surette sürdüremeyen iradesiz kişi, bazen de hayatını hayallerinde yaşamaya başlar ulaşamadığı yaşamın hazzını kurguladığı hayallerden toplamaya çalışır. Bir gün hayalindeki gibi bir yaşam süreceğini düşünerek halihazırda gösterdiği tembelliğin ona verdiği acıyı bastırmaya çalışır.
Yapmayı öğrenemeyen bu kalp, hayal kurmayı öğrenir ve bu durum onda saplantıya dönüşür. Artık zihni kurulmuş bir saat gibi sürekli ona haz ya da acı veren senaryolar üretir.
İradesizlik kendi başına bir kalp hastalığı olsa da derinleştikçe başka hastalıkları da yanına çağırır ve kişinin karakterini ciddi oranda şekillendirmeye başlar. Yol açtığı hastalıklardan bazıları kişinin yapamadıkları yüzünden kendinden nefret etmesi, iradeli insanları saplantı boyutunda sevmesi ve ulaşamadıklarının hayaliyle zamanını tüketmesidir.
Bir gün kendi zincirini kırıp olmak istediği kişiyle ulaşırsa bu hastalıklı sevgilerini de yeniden sorgulayacaktır. İşte o zaman idealize ettiği insanlara dengeli yaklaşacak,hatalarını görmeye başlayacak ve onları yükselttiği makamdan hakiki konumlarına indirecektir. Bundan daha önemlisi bir başkasının aşırı beğenerek kendisinin cezalandırmayı bırakıp önce kendine değer vermeyi öğrenecektir.
Martin Eden'ın karşısına bir köylü kızı çıkartırdım,saf, güzel ve Martin kadar öğrenmeye aç aynı zamanda.Ona birşeyler kattıkça yaşamaya dair bir sebep bulurdu Martin.Kız da kendisinin üzerinde bu denli emeği olan birine bir ömür vefa duyardı.