Mantık artık "a"nın nesne olarak karşılığını amaçladığı "a eşittir b" şeklinde kurulmaz: a eşittir a'dır ve bu a, b'den farklıdır. "A eşittir a" denklemi doğası gereği verilidir; ancak gerçekleşebilmek, var olabilmek için birleşebileceği farklı bir varlık olan b'ye ihtiyacı vardır. Bu sebeple "a", peşinde olduğu mutlağa yönelik bir dolayım olarak "b"yi hedefler.
Ancak Hegel diyalektiğinde olanın aksine, "b", "a"nın özlemini çektiği arzuya yönelik dolayımın yalnızca bir dayanağıdır. A'nın amaçladığı mutlağa ancak bu dolayımın cisimlenmesi tekabül edebilir; fakat ona hiçbir zaman mutlak surette, en azından kesin olarak erişilemez.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Sümer’deki en eski ve saygın kentlerden birisi, bugün EbuŞehreyn höyüğünde gömülü olan Eridu kentiydi; bu önemli yerde tam anlamıyla yapılacak bir kazının, Sümer kültürü ve uygarlığı bilgimize her anlamda, özellikle tinsel açılardan, büyük katkılar sağlayacağı kesindir. Bir Sümer geleneğine göre bu, Sümer’deki en eski kentti, ilk beş kent taşkından önce kurulmuştu; diğer yandan, mitimiz Nippur kentinin ondan çağlar önce kurulduğunu söyler. Kadim devirlerde Basra Körfezi
üstüne kurulmuş olması gereken bu kentte, su-tanrısı Enki, Nudimmud olarak da bilinir, kendi “deniz-evi”ni kurar.
"Bana göre kabul edilmelidir ki teistin, Tanrı'nın varlığına inanma konusunda nedenlerini açıklama taleplerine verecek tam iyi bir cevabı yoktur; her halükarda şüpheciyi ikna etmesi icap eden bir cevabı da yoktur." Ona göre teistin Tanrı inancının, makul, rasyonel olarak gerekçelendirilebilir olması için bir cevabının olmasına gerek yoktur."
Sayfa 35 - Platinga, God and Other Minds, s. 268-269; Genel olarak teistik argümanların eleştirisi tahlil ve tenkitler·Kitabı okuyor