Gerçekten bizim olmayan dünyayı bırakarak, bizi kendimize gelmeye mecbur bırakan arzu, kendimizle söyleşebileceğimiz bir mekan da inşa etmelidir. Kendi tikelliğimizi üstlenerek açılan boşluktan yükselmeli ve doğası gereği bizden farklı olanla birlikte bir yaşantıyı ortaya çıkarırken, barınabileceğimiz bir yer inşa etmelidir.
Arzu, öteki ile aramızdaki farklılığı hesaba katarak açtığımız boşluktan yükselir. Kendimize tutunmamızı, kendimize has olan üzerinden kendimizi bütünleştirmemizi sağlarken kendimiz olmak için ihtiyaç duyduğumuz ötekine özlemi mümkün kılar.