Mergen

Mergen
@bosanka_devojka
Herkesin her şeyi bildiği bir çağın sessiz seyircisi.
Öğretmen
Ankara Üniversitesi
Ankara, 31 Ekim 1986
275 okur puanı
Ağustos 2021 tarihinde katıldı
Opus Contra Naturam
10/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2026 41. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 24 Mayıs 2026 01:24
Şair bir önceki eserinde şöyle diyordu; "Nereye çarptım ki bu hiçlikte az önce, Parçalandı ulaştığım sonuçların hepsi!" Ulaştığınız bütün sonuçları, yürüdüğünüz, yürüdüm sandığınız tüm yolları kapatıp koltuğunuzun altına sıkıştıran birileri varsa hâlâ, yaşıyor olabilirsiniz... O kadar alışmışız ki bizi efkârlandıran, bir sigara yaktıran, ya da kalkıp biraz hava almaya zorlayan dizeleri okumaya... Bizimle konuşanları önce bir yadırgıyoruz, sessizlikle karşılıyoruz, sonra yıllar öncesinde açık kalan kollarımıza koşuyor, sevinçlerimize çığlık atıyor, şarkılarımıza eşlik ediyor, suskunluğumuza kulak veriyoruz. Kendimiz için yapamadığımız ne varsa... Koştuğumuzda ve yüzdüğümüzde, hızla nefes alıp vermenin zihnimizi açtığını biliriz, buna psikolojide Grof teneffüsü deniyor. Stanislav Grof kısa süreli, hızlı nefes alıp vermenin belleği ve duyguları bariz şekilde harekete geçirdiğini ve bilinçdışını nispeten bize açtığını söyler. İnsan ruhunun genişletilmiş haritasını kuramlaştıran Grof'un teorisi perinatal(doğum öncesi ve sonrası) ve transpersonel(aşkın) boyutları olarak adlandırdığı alanları da kapsar. Bütün bu dinamiklerin dayandığı nokta insanın başka bir kavrayışa duyduğu ihtiyaç ve özlemdir. Eğer teslim olmayı başarabilirseniz 'İsa yolunu uzatıyor. ' size bir Grof etkisi yaratabilir. Öyküler şiirlerin arka sokaklarıdır. Kaçışların asıl metne dönüştüğü, söylenmesi gerekenin unutulduğu, boğulduğu yerde, bir ses şöyle der; "Ruhumdan, Biz birbirinden kopması mümkün İki ayrı kişiymişiz gibi söz edeceğim Hiç mi hiç aklıma gelmezdi." Ruhunuzu anlatmanın, -bir başkasıymışcasına- ne kadar tanıdık olduğunu farkedersiniz, uzun süredir, ruhunuzu konuştuğunuzu, sadece konuştuğunuzu... Onu duymadığınızı... "Kendini eksiksiz bir biçimde tanımak, ölmektir." diyor Camus. Biz
Şiir
İsa Yolunu UzatıyorCevdet Karal · Büyüyenay Yayınları · 20265 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Yorgunluklar geçer, sis dağılır, gürültüler unutulur. Herkes gittikten, her şey bittikten sonra kalbimizde esas olanlar kalır.
Sayfa 88 - Şule Yayınları, Aralık 2025·Kitabı okudu
Aslında cehennem, cennetin olmadığı yerdir. Huzurun, rahatlığın, konforun olmadığı yerdir. Sıkıntının, azabın, çoğaltma yarışının olduğu yerdir.
Hayata Dair
“Bana kalırsa, dünyanın şu halini düşünecek olursak doğum da bir cinayet sayılır.”
Sayfa 20·Kitabı okudu
8/10
·135 syf.·
Beğendi
·
2026 28. kitabı
Kabul edelim ya da etmeyelim hepimiz bu hayatı sandığımızdan daha çok seviyoruz. Çoğu zaman hayattan yakınıyoruz fakat yine de yaşamaya, umut etmeye ve yarını beklemeye devam ediyoruz. Epikuros'un da dediği gibi "Hayattan yakınan insan, intihar etmediği sürece kendi söylediğini çürütmüş olur." Kitap, mutlu olmanın yollarını anlatmıyor aslında, daha doğrusu böyle bir reçete sunmuyor. Çünkü herkes için geçerli tek bir mutluluk yolu yok. Mutluluğu tek bir tanımın içine sığdırmak yerine onun felsefi, psikolojik ve tarihsel katmanlarını sorgulatıyor okuyucuya. Cevaplar vermekten ziyade sorular üzerinde okuyucuyu düşünmeye zorluyor. Her okur, her insan mutlu olmanın ya da mutsuz olmamanın yolunu kendisi bulmalı, diyor yazar. Kitabın temel meselelerinden biri, "Neden mutlu olamıyoruz?" sorusundan çok "Neden mutsuzuz?" sorusunun peşine düşmesi. Yazar bu sorunun haritasını çıkarmaya çalışıyor. Aslında cevabı oldukça basit: Modern insan mutluluğu, sürekli daha fazlasına sahip olmakla karıştırıyor. Oysa sahip olmak da arzulamak da kendi içinde sınırsız. İnsan bir şeye ulaştığında, kısa süre sonra yeni bir eksiklik hissiyle karşı karşıya kalır. Bu nedenle mutluluk, sürekli bir birikim hali değil, geçici tatminler ve kısa anlar hâlinde ortaya çıkan bir deneyimdir. Yazarın oldukça ilginç fikirleri vardı. Kitabın en dikkat çekici fikirlerinden biri, mutluluğun mutlak bir durum olmadığı düşüncesidir ki aslında bu hepimizin bildiği bir şeydir. Hayatın içinde sevinçler ve üzüntüler sürekli yer değiştirir, bu nedenle kesintisiz bir mutluluk beklemek gerçekçi değildir. İnsan her zaman büyük bir coşku içinde yaşamaz, fakat bu onun mutsuz olduğu anlamına da gelmez. Bu bakımdan mutluluk, kusursuz bir saadet hâlinden çok, yaşamın iniş çıkışları arasında sürdürülen bir dengeye benzer.
Mutluluğun En Güzel TarihiAndre Comte-Sponville · İş Bankası Kültür Yayınları · 2020190 okunma