hamide koyukan tarafından türkçeye çevrilmiş samuel noah kramer eseri. kesinlikle tavsiye edilmez. şu okuduğunuz sayfa bile sümer mitolojisi açısından daha doyurucudur. bu kardeşimiz kitap boyunca kırık tabletler arası yolculuğunu ve nasıl başardığını anlatır. ama nedense tabletlerdeki sıfatlar,yüklemler bir şekilde kayıptır. ayrıca tekrarlardan ibaret. zaten 280 sayfada sümer mitolojisi anlatabileceğini iddia eden bir kitaba para vermektir işte benim bittiğim an.
Samuel Noah Kramer ’ın Sümer Mitolojisi kitabı, benim için hem ilginç hem de düşündürücü bir okuma deneyimi oldu. Sümer kültürüne ve mitlerine merakım daha önce de vardı, ama bu kitapla birlikte o merak çok daha derin bir hâl aldı. Kramer’ın yaklaşımı diğer popüler mitoloji kitaplarından biraz farklıydı: mitleri salt birer anlatı olarak sunmaktan ziyade, onları kaynak metinler ve çivi yazısı tabletleriyle “doğrudan” ilişkilendiriyor ve bu da okuduklarımı sadece efsane olarak değil, aynı zamanda tarihî bir gerçeklik zemini içinde düşünmemi sağladı.
Kitapta en çok hoşuma giden şeylerden biri, Sümer tanrılarının dünyasının ne kadar karmaşık ve çok katmanlı olduğunun gösterilmesiydi. An, Enlil, Enki, İnanna gibi figürler sadece isim olarak geçmiyor; onların rollerinin, işlevlerinin ve eski Sümer insanının günlük yaşam ile ahlaki dünyasındaki yerlerinin nasıl algılandığı detaylıca ele alınıyor. Ayrıca yaratılış mitleri veya tufan anlatıları gibi bildiğimiz pek çok motifin burada çok daha eski ve nüanslı versiyonlarıyla karşılaşıyorsunuz.
Bununla birlikte kitap, beklentiyi biraz “genel anlatı”dan uzaklaştırıyor. Kramer sık sık çivi yazısı tabletlerinin arkeolojik bağlamlarına, çeviri sürecine ve metinlerin bulunduğu yerlerin hikâyelerine dalıyor. Bir noktada mitolojinin kendisinden daha çok bu metinlerin nasıl belirlendiği üzerine bir arkeolojik yolculuğa çıkmış gibi hissettim. Bu, kimi okurlar için zenginleştirici olabilir; ama hızlı bir mitoloji öyküsü bekleyen biriysen zaman zaman akışı yavaşlatıyor.
Dili genel olarak sade ve bilimsel tutulmuş, bu da çevirinin akıcı olmasına katkı sağlamış. Çivi yazısı örnekleri ve metin fragmanları yer yer ilgi çekici olsa da, mitolojik hikâyelerin tamamını bağlam içinde sunmaktan ziyade parça parça yer alması bazen “bütünsel bir anlatı eksikliği” hissi
Mitoloji bilmeyen giremez. Sümer mitolojisi bilmiyorsanız okuyacağınız ilk kitap bu olmamalı. Ama benim gibi her türlü mitolojiyi okuyup arastirdiysanız kanıtlar, belgeler ve kişilerle tam bir bilimsel araştırma okuyorsunuz anlamına gelir.
Kitabı, Tarih Sümer'de başlar kitabı ile birlikte aldım. Ve okuduğumda ilk kitap ile bilgileri pekiştirdiğimi anladım. Tarih Sümer'de Başlar kitabını oluşturan başlıkların geniş mitolojik öyküleri yer alıyor. Bunun yanı sıra eklenen görseller ve verilen kısa ön bilgiler, mitlerin daha anlaşılır ve akılda kalıcı olmasında büyük rol oynuyor.
Okuması gerçekten keyifli. Bir şeyden keyif alırken farklı bilgiler edinmenin hazzını da fazlasıyla alıyorsunuz.
Eğer merakınız varsa ve nereden başlayacağınızı bilmiyorsanız Samuel Noah Kramer zaten dünya çapında tanınmış Sümer ve Sümer dili uzmanı.
Bizim son Sümer kraliçesi ünvanlı Muazzez İlmiye Çığ ile de çalışma imkanı bulmuş ve bu kültüre yaptıkları çeviriler ve keşiflerle inanılmaz katkı sağlamış insanların ellerinden çıkmış bu kitapları okumakla başlayabilirsiniz.
Malesef çok sıkıcı bir kitap.
Sümer mitolojisi konusu, evet, ama daha çok Sümer yazısını anlama tarihini anlatıyor. Sümer tabletlerini anlamaktan daha çok uzağız gibi görünüyor. Tabletlerin birçok eksik içermesi (okunamayan ve eksik olan yerler çok fazla), ve (sözde) başarıyla tercüme edilen bölümlerin google tercümelerini hatırlatması, daha işin başında olunduğu düşüncesine sevkediyor insanı.
Kitaba yüksek puan verenler ya cidden konunun ilgilisi, ya da "laf olsun padişahım!" kabilinden okuyup puan veren bir tayfa. Cidden ilginç.
Kısaca; sadece ilgilisine tavsiye edebileceğim ve fakat fazla beklentiye girilmemesini salık verebileceğim bir kitap...
Ben bu kitabı okuyalı birkaç sene oluyor. Bazı yerler benim yavaşlamama sebep olsa da bazı yerlerde de güzel bir şekilde ilerleyebildim. Üniversite yıllarında başlamıştım okumaya. Sümer Tanrıları, mitolojik yapısı, olaylar, tarihte esintiler anlatılmaktadır.
Kitabı Mukaddes'teki Tufan Miti özgün değil. Babil Tufan Mitine dayanıyor. Babil Tufan Miti de Sümer kaynaklı. Her gelen bir öncekinden araklamış anlaşılan.
Tarih Sümer'de Başlar adlı çalışmasına nazaran çok sönük kalmış. Sümer Mitolojisi diye resmen fragman sunmuş. Yine de Tevrat-İncil-Kuran'daki birçok olayın köklerini görebilirsiniz. Semitik geleneğe geçen birçok şeyin kökeni Sümerlerdir.
Kabalcı yayınlarının Türk okurlar için mitoloji hakkında yaptığı en güzel çevirilerden biri. Zaten söz konusu Sümerler olduğunda Kramer akla gelen ilk isim, kendi topraklarımızda kullandığımız ve binlerce yıl önceden gelen onca şeyi o kadar harika vurgularla anlatıyor ki, öğrendikçe insan tarihin tekerrürüne iman ediyor.
İlksöz: İlk ben yazdım.
Edebiyatın ilk örnekleri destanlar/mitlerdir. Her topluluk, çoğunlukla konuları benzer olsa da kendilerine uyarlayıp yeri ve kahramanları değişen bu destanları aktarır nesilden nesile. Sonra Sümerler yazıyı bulur. O ortalıkta dolaşan, büyük ihtimal herkesin kendisini özne yaptığı o destanları yazıya geçirir kendi mitleri olarak. İlk yazılı edebiyat olan Sümer Mitolojisi telif hakkını kazanmıştır. Tabletler bulundukça, dil çözüldükçe görülür ki önce Babillerin mitlleri, sonra Yunanlıların mitleri, en sonunda da semavi dinlerin kutsal kitaplarındaki bir çok olay ilk önce Sümer'in kil tabletlerine kazınmıştır.
Kitap, Evren'in başlangıcından, Dünya'nın oluşumundan, Sümer Tanrıları'ndan, yarı insan yarı tanrı kahramanlardan vb birçok olaydan bahseder. Ama çoğu tablet kırık, eksik vb durumlardan dolayı sonraki tarihlerdeki diğer ulusların mitlerine göre çok eksiktir Sümer Mitleri. Ama o eksik parçalardan bile bir dolu bilgi çıkar.
Mezopotamya, bir ara arkeolojik buluntular açısından resmen sömürülmüş. Hem farklı ülkelerin kazı çalışmaları, hem kaçak kazılar derken bulunan parçalar Dünya'nın dört bir yanına yayılmış. Sümer tabletleri de böyle. Çoğunluk İstanbul Eski Şark Eserleri Müzesi'nde olsa da Amerika'da, Avrupa'da farklı müzelerde, Dünya'nın bir çok ülkesinde kimde olduğu bilinmeyen koleksiyoncularda. Bunu niye yazdım, çünkü bu dağınıklık da bu mitlerin eksik kalmasının sebeplerinden en önemlisi. Zaten geç çözülmüş (ki hâlâ çözülemeyen yazılar da var) Sümerce'yi hakkıyla bilen kişi sayısı sınırlı. Üstelik tüm bu kişilerin bu dağınık tablet yapısını bilip ona göre çözümleme yapması gerek. İşte Kramer hayatını bu işe adayan Sümerologların en birincisi. Kitapta sadece mitleri değil, ilgili tabletlerin araştırma, çevrilme süreçlerini de
Dünyanın önde gelen Asur bilimcilerinden ve dünya çapında tanınmış Sümer ve Sümer dili uzmanıdır.
Kramer, 28 Eylül 1897'de, Benjamin ve Yetta Kramer'in oğlu olarak, Rus İmparatorluğu'nda (bugünkü Ukrayna) Kiev'e bağlı, Uman yakınlarındaki Zhashkiv'de doğdu. Ailesi Yahudiydi. 1905'te, Rusya Çarı II. Nicholas yönetimindeki Yahudi aleyhtarı pogromların bir sonucu olarak, ailesi, babasının bir İbrani okulu kurduğu Philadelphia'ya göç etti. Güney Philadelphia Lisesi'nden mezun olduktan ve Akademik Diploma aldıktan sonra Kramer, babasının okulunda öğretmenlik yapmak, yazar olmak ve iş adamı olmak gibi çeşitli meslekler denedi.
Temple Üniversitesi ve Pennsylvania Üniversitesi'nde eğitim gördü. Kramer doktorasını 1929'da aldı ve dünyadaki farklı kurumlar arasında dağıtılan tekil hikayeleri anlatan tabletleri bir araya getirmesiyle ünlendi. Sümer dili ve edebiyatı üzerine uzmanlaştığı kariyerine, 1930-31'de Irak'a yaptığı önemli yolculukla adım attı. Bu sırada Sümer tabletlerinin kazı ve çözme çalışmalarını yürüttü. 1950'de Pennsylvania Üniversitesi müzesinin tablet koleksiyonlarından sorumlu oldu. 1968'de resmi akademik hayattan emekli oldu, ancak emeklilik sonrası yılları boyunca çok aktif kaldı.
Kramer, 26 Kasım 1990'da Philadelphia'da 93 yaşında gırtlak kanserinden öldü.
Son olarak İsrail'deki Bar-Ilan Üniversitesi bünyesinde kurulan "Asuroloji ve Eski Yakın Doğu Enstitüsüne" Kramer'in adı verilmiştir.