Bir2cümle

Bir2cümle
@1okusana
Bir2cümle yorumladı.
''Fırtına ya da başka bir tehlike olmasa bile bu böyledir: Engin suların bağrında kürek çekerken büyük bir mutluluk da duysanız, işinizle uğraştığınız sırada gün doğumu ya da gün batımının durgun sularda yansıması içinizi sevinçle de doldursa, eninde sonunda karaya dönmek gerektiğini bilirsiniz. İnsanoğlu sürekli suların ortasında yaşayamaz. Değişik bir yaşam bekler onu karada. Kara yaşantısı temelli, sular ise geçici olmuştur her zaman. İnsan sandalını çekeceği büyük bir kara bulamasa bile bir adaya sığınmak ister; çünkü orası sürekli yaşayacağı yerdir.''
Alıntı
Bazı insanlara sürekli suların ortasında yaşamak düşmüştür belki de.
Reklam
Bir2cümle yorumladı.
Labirentler Aynasında Kendi ile Yüzleşebilmek
Puan vermedi·424 syf.··
2025 89. kitabı
·
25 günde okudu
·
Okunma: 12 Kasım 2025 16:54
Elif Şafak'ın "Havva'nın Üç Kızı" romanı, modern bireyin en derin varoluşsal çatışmalarını, bir kadının içsel yolculuğu üzerinden anlatan edebi bir şaheserdir. Yazar, hikâyesini
1000Kitap
Havva'nın Üç KızıElif Şafak · Doğan Kitap · 201619bin okunma
Sayenizde bu özetle biz de yaşamış olduk, kaleminize sağlık 👏🏻
Teşekkürler, "mış" olmakla okumak arasında baya fark var. 😊 Okuyunuz efendim. 🫡
Bir2cümle yorumladı.
Sevgili kadınlar bu doğru mu?
Kadınlar zaten bunu hep yapardı. Birlikte oldukları erkeğin kendilerinden bir alanda daha bilgisiz olduğunu anladıklarında, onu eleştirmek yerine, kendilerini didikler; onun ilerlemesini beklemek yerine, kendileri geri adım atardı. Zekalarını istenen düzeyi indirirlerdi ki gereksiz yere çatışma, çelişki, gerginlik yaşanmasın.
Sayfa 139·Kitabı okudu
Alıntı
Ben de şöyle katılmıyorum; birçok konuda çatışma, çelişki yaşanmaması adına çaba gösterir fakat bu asla geri adım atmak değildir. Ortak noktada buluşmak için verilen çaba ve gayret, zekalarını aşağı düzeye indirmek hiç değildir. Çünkü ilk cümlede anlaşılacağı üzere bu karşı tarafı küçümsemek, eleştirmek olur. Kadınlar bu bilinçle düşünmez.
Bir2cümle bir yorumu yanıtladı.
8/10
·216 syf.··
2025 15. kitabı
Boşnak-alman asıllı Sasa Stanisic adlı yazarın kaleme aldığı, ismi kadar içerinin de ilginç olduğu bi eser. İlginç diyorum çünkü okuduğum en uzun isimli kitaptı. Kitap toplamda 12 kısa bölümden
İncelemeni okurken bir an kitabın içinde mi, metnin içinde mi kayboldum emin olamadım. Sasa Stanisic çok katmanlı yazmış ama sen de anlatırken adeta postmodern bir eleştiri labirenti kurmuşsun 😄 Göçmenlik teması bir yana, cümleler arası geçişler bile sınır kapısından geçer gibi — pasaportu hazırlamadan okumak zor! Yine de bu kadar derinlikli bir çözümleme, kitabı okuyanla okumayanı aynı masada düşündürür, o açıdan alkışı hak ediyor 👏
Bu kitaba da böyle bir yorum yakışırdı, ben de sizi tebrik ederim ☺️👏🏻