Hemen hepimiz depresyon hakkında bir şeyler bildiğimizi sanırız: zaman zaman yaşamımıza egemen olan ve saatlerimizi ya da günlerimizi çalan o can yakıcı duygu ya da "efkar". Oysa çoğumuz yanılmaktayız. Akıl hastalıkların dördüncü sırasında yer alan ve 2030'da en ciddi hastalık olmaya aday gösterilen depresyon zaman zaman depreşen değil, kişinin "yaşam" dürtüsünü tümüyle kaplayan bir dalgadır. Önemli bir depresyon ortaya çıktığında dizginleri bir daha elinden bırakmaz, enerjiyi yok eder, çevrede olup bitenlerle ilginin kesilmesine yol açar, uykusuzluk ve iştahsızlığa neden olur, kafaları karıştırır ve kişinin kendini değersiz ve suçlu hissetmesine sebep olur.