Affedin Bayım!
Sizi sevmek isterdim özgürce,
Özgürce gözlerinize bakmak,
Doyasıya öpmek isterdim sizi.
Ama ayıplanırdı sevmek mahallemizce.
Sevmek...
Böylesine mühim bir sözcük ayıptı, yasaktı.
Sevmenin yaşı vardı onlara göre.
Bayım!
Özgürce sevememiş olabilirim sizi,
Affedin.
Ama yaş tanımazdım sevince sizi.
Kalbi kırık bir kız çocuğuydum bir zamanlar,
Çocuk hâlimle severdim sizi.
Yeterse yıllarım yıllarınıza,
Romatizması azmış,
Elleri tutmayan dizleri tutmayan
Yaşlı ve mutlu bir kadın olarak da sevmek isterim sizi.
Belki yıllar sonra ayıplanmazdı sevmek.
Belki o yaşlı hâlimle çıkıp dışarı,
Anlatırdım sevgimi özgürce.
Daldaki kuşa,
Çöpleri karıştıran kediye,
Misket oynayan çocuklara...
Pazar dönüşü elimdeki poşetleri taşıyan gence anlatırdım belki sizi.