“Öyle sanıyorum ki insan zihni derinliklerindeki karanlığın içinde sorunları incelemekte, geri çevirmekte ya da kabul etmekte kullandığı bazı tekniklere sahip. Bu tür etkinlikler bazen insanın sahip olduğu özelliklerini bilmedi yönlerini ilgilendirir. Kim bilir kaç kere zihnimiz dertli ve acılı, ıstırabımızın sebebini bilmeden yatağa girmiş, sabah uyandığımızda belki de karanlıktaki zihinsel faaliyetin ürünü olan yepyeni bir yöneliş, bir sarahat bulmuşuzdur. Öyle sabahlar da vardır ki, kanımız coşkunlukla kaynar, karnımız, göğsümüz sevinçle germeger, kıpır kıpırdır, oysa düşüncelerimizde bunun hiçbir sebebi ya da gerekçesi yoktur.”
“Karşımda nadasa bırakılmış koskoca bir arazi duruyor, yanımda da nadasa bırakılmış koskoca bir adam. İsraf gibi geliyor bana. İsrafa gücüm yetmediği için de kötü bir his verir. Hayatını nadasa bırakmak iyi bir his mi? “