Şeyma Cankurtaran

Şeyma Cankurtaran
@1seymaergin
Arşı geç, ferşi atla, sidreyi aş, Gör ne var mâverada ibrethîz.
Anestezi
Durham/ England
Malatya, 22 Ocak 2000
52 okur puanı
Ocak 2020 tarihinde katıldı
kitap yorumu
9/10
·424 syf.··
Beğendi
·
2025 14. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 02 Ekim 2025 00:00
Bugün size ruhunuzu dinlendirecek, hayata bakış açınızı tazeleyecek eşsiz bir klasikle geldim: Şark edebiyatının incisi Bostan ve Gülistan! Sadi Şirazi bu eserinde bize kuru kuru öğütler vermiyor; yaşamın içinden, bazen tebessüm ettiren bazen de derin derin düşündüren hikayelerle kalbimize dokunuyor. “Bostan” manzum hikayelerle adeta bir meyve bahçesinde gezdirirken, “Gülistan” düzyazı ve şiirin harmanlandığı bir gül bahçesinin kokusunu sunuyor bizlere. İyilik, merhamet, adalet ve aşk üzerine yazılmış bu satırları okurken, yüzyıllar öncesinden günümüze uzanan o samimi sesi duyacaksınız. İnsanı anlamak ve biraz da kendi içine dönmek isteyen herkesin kitaplığında mutlaka olmalı. . “Ne kadar okursan oku, bilgine yakışır şekilde davranmıyorsan cahilsin.” . “Gönül kimi severse, güzel odur.” . “İki şey aklın eksikliğini gösterir: Konuşulacak yerde susmak, susulacak yerde konuşmak.” . Siz doğu klasikleri okumayı seviyor musunuz? .
Duygu ve Düşünce
Bostan ve GülistanŞeyh Sadi Şirazi · Sufi Kitap · 20222,120 okunma
Reklam
Çok lezzetli bir eser.. :)
7/10
·216 syf.··
Beğendi
·
2026 7. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 20 Mart 2026 00:00
Yaşar Kemal bu eşsiz eserinde bir halk masalından yola çıkarak bize güçlü ile haklı arasındaki o bitmek bilmeyen mücadeleyi anlatıyor. Kitap görünüşte bir masal veya fabl gibi dursa da, aslında her yaştan okurun kalbine ve zihnine dokunan çok derin bir toplumsal eleştiri sunuyor. Zalimin Gücü ve Kurnazlığı: Filler Sultanı, cüssesine güvenerek kendinden milyonlarca kez küçük olan karıncaları köleleştirmeye karar verir. Ancak kitapta asıl çarpıcı olan şey kaba kuvvet değil; sultanın karıncaları itaat ettirmek için başvurduğu psikolojik oyunlardır. Onları korkuyla bölmeye, eğlenceyle uyuşturmaya ve hatta onlara “aslında siz de birer filsiniz” diyerek kendi benliklerini unutturmaya çalışır. Düşüncenin ve Umudun Yenilmezliği: Kırmızı Sakallı Topal Karınca’nın temsil ettiği direniş, bize birleşen küçük güçlerin ne kadar sarsılmaz olabileceğini gösteriyor. Kitap, zalim ne kadar büyük ve acımasız olursa olsun; düşünmenin, umut etmenin ve dayanışmanın er ya da geç her türlü zorbalığı yenebileceğini masalsı bir dille haykırıyor. “Karınca da olsa düşünce bir gün bir yolunu bulup fili yener.” • “Ölüm umutsuzluktur, oysaki en kötü yaşamda bile her gün umut güneş çiçeği gibi açar.” • “Yüreği alıp sattı insanoğlu, yürek, yüreklikten çıktı. Aşkı, sevgiyi, dostluğu, kardeşliği, barışı, arkadaşlığı, kandaki sıcaklığı, güzelliği alıp sattı insanoğlu...”
Duygu ve Düşünce
Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal KarıncaYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202515,7bin okunma
Çok güzeldi..
9/10
·312 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 07 Mart 2026 00:00
Bazı kitaplar bittikten sonra bile içimizde bir yerlerde sızlamaya devam eder... Tarık Tufan’ın Gece Açan Çiçekler’i de tam olarak böyle. Osmanlı’dan günümüze uzanan, zamanı ve mekânı aşan çok dokunaklı, büyülü bir sevda ağıtı. Okurken sık sık duraksayıp derin bir nefes almak zorunda kalıyorsunuz. Çünkü yazarın da dediği gibi: “Bir türlü iyileşmek bilmeyen hakiki yaralar, sadece sevginin kudretinden doğar.” Yüz yılı aşan bir uzaklıkta, saf bir sevginin peşinden savrulan hayatlara şahitlik etmek kalbinize hem ağır geliyor hem de o yoğun hissi çok seviyorsunuz. Bazen kelimeler boğazınıza düğümleniyor; “Keşke insan, ruhunu istila eden kelimeleri kusarak dışarı atabilseydi” hissiyle baş başa kalıyorsunuz. Ve en nihayetinde kitabın o sarsıcı gerçeğine bütün ruhunuzla inanıyorsunuz: “Aşk, hayattan da ölümden de büyüktür.” Eğer kalbinizin en derinlerine dokunacak bir hikâye arıyorsanız, bu eşsiz esere mutlaka şans verin. “Çünkü insan ölünce bedeni çürür, geriye yalnız hikâyesi kalır ve bütün hikâyeler gece anlatılır...”
Duygu ve Düşünce
Gece Açan ÇiçeklerTarık Tufan · Doğan Kitap · 20258,3bin okunma
Kitap incelemesi
7/10
·244 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 12 Mart 2026 00:00
Hepimizin hayatta durup soluklanmaya, anlatmadan anlaşılmaya ihtiyaç duyduğu anlar olmuyor mu? İşte tam da böyle hissettiğiniz bir dönemde Kim Jiyun’un kaleminden çıkan Yeonnam-dong’un Neşeli Çamaşırhanesi kitabını okumanızı tavsiye ederim. . Kitap, Seul’ün hareketli sokakları arasında yer alan, insanların sadece çamaşırlarını değil, dertlerini ve hüzünlerini de arındırdıkları o sıcacık çamaşırhanede geçiyor. İçeride unutulan gizemli yeşil bir defter, hiç tanışmamış insanların birbirlerine içini dökmesine, umut olmasına ve görünmez bağlarla birbirlerine tutunmasına vesile oluyor. Yavaşlayan, dinleyen ve hissettiren çok tatlı bir dayanışma hikayesi... . Okurken sevdiğim güzel satırlardan birkaçını da buraya bırakıyorum: “Her birimiz kendi küçük kumsallarımıza ihtiyaç duyarız. Gidip ağlayacağımız bir yere. İşte Yeonnam-dong’da beyaz köpüklü dalgalarıyla gözyaşlarımızı ve hüznümüzü sessizce yıkayıp götüren bir yer var.” “Dik dalları, güçlü gövdesi olan bir ağaç ol. Unutma ki ister öfkeli bir tayfun olsun ister hafif bir fırtına, bir kere atlattın mı hepsi geçmişin rüzgârlarından ibaret kalır.” . Eğer siz de koşturmacanın içinde kaybolduğunuzu hissediyorsanız, ruhunuza iyi gelecek bu sıcacık durağa mutlaka uğrayın derim. Sizin son zamanlarda okuyup “iyi ki” dediğiniz, içinizi ısıtan o kitap hangisiydi? Yorumlarda buluşalım!
Duygu ve Düşünce
Yeonnam-dong'un Neşeli ÇamaşırhanesiKim Jiyun · Epsilon Yayınevi · 2025703 okunma
Çok sevdim, okumanızı tavsiye ederim
10/10
·308 syf.··
Beğendi
·
2025 18. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 08 Kasım 2025 00:00
“Birini sevip onunla yaşayamayacağını bilmek, en büyük acılardan biri..” “Göğsümde bir aletin tik tak etmeyi kestiğini, zembereğinin kırıldığını hissediyordum. Kalbim her zaman yaptığı ağır ve zahmetli işten birdenbire bıkmış, artık atmıyordu.” Nasıl ve nereden başlasam bilemiyorum. Üç farklı karakter , üç bölüm ve üç farklı ağızla anlatılan bir eser. Romanın geçtiği dönem; Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nun çöküşünü ve ardından gelen rejimlerin toplumsal yapı üzerindeki etkilerine odaklanıyor. Ama savaş sahne olarak değil karakterlerin hayatlarını ve ilişkilerini kökten değiştiren tarihsel bir arka plan aslında . . Üç karakterin iç hesaplaşmaları, iç içe geçmiş ilişkiler ağı, rastlantılar… Kitap hüzünlü bir güzelliğe sahip. Entelektüel ve duygusal açıdan doyurucu, insanın yalnızlığını ve seçimlerinin ağırlığını çok iyi yansıtan bir başyapıt. Anna, kitapta geçen adamın ilk karısı. İlk bölümü Anna’nın dilinden okuyoruz. Kitap ilerledikçe Anna’ya hak vermeye ve daha çok bağlanmaya başladım. . Kitap ülkede Kossuth ödülüne layık görülüyor. Önemi: En yüksek devlet sanat ödülü. . Kitapta müthiş bir akıcılık ve sürükleyicilik mevcut. Okurken çok keyif aldım. İnsanın iç dünyası ve insan ilişkileri hakkında çok güzel mesajlar veriyor. Kitap esas olarak bir aşkı anlatıyor gibi gözükse de ; İnsan ilişkisi, toplum yaşantısı, sosyoloji, psikoloji, kişisel gelişim, Siyasal nitelikler, tarih ve aşkın çeşitli nitelikleri yer alıyor. İlginizi çekeceğini düşünüyorum eğer okumadıysanız bir şans verin derim
Duygu ve Düşünce
İşin Aslı, Judit ve SonrasıSándor Márai · Yapı Kredi Yayınları · 20194,495 okunma
Reklam