Yaşar Kemal bu eşsiz eserinde bir halk masalından yola çıkarak bize güçlü ile haklı arasındaki o bitmek bilmeyen mücadeleyi anlatıyor. Kitap görünüşte bir masal veya fabl gibi dursa da, aslında her yaştan okurun kalbine ve zihnine dokunan çok derin bir toplumsal eleştiri sunuyor.
Zalimin Gücü ve Kurnazlığı: Filler Sultanı, cüssesine güvenerek kendinden milyonlarca kez küçük olan karıncaları köleleştirmeye karar verir. Ancak kitapta asıl çarpıcı olan şey kaba kuvvet değil; sultanın karıncaları itaat ettirmek için başvurduğu psikolojik oyunlardır. Onları korkuyla bölmeye, eğlenceyle uyuşturmaya ve hatta onlara “aslında siz de birer filsiniz” diyerek kendi benliklerini unutturmaya çalışır.
Düşüncenin ve Umudun Yenilmezliği: Kırmızı Sakallı Topal Karınca’nın temsil ettiği direniş, bize birleşen küçük güçlerin ne kadar sarsılmaz olabileceğini gösteriyor. Kitap, zalim ne kadar büyük ve acımasız olursa olsun; düşünmenin, umut etmenin ve dayanışmanın er ya da geç her türlü zorbalığı yenebileceğini masalsı bir dille haykırıyor.
“Karınca da olsa düşünce bir gün bir yolunu bulup fili yener.”
•
“Ölüm umutsuzluktur, oysaki en kötü yaşamda bile her gün umut güneş çiçeği gibi açar.”
•
“Yüreği alıp sattı insanoğlu, yürek, yüreklikten çıktı. Aşkı, sevgiyi, dostluğu, kardeşliği, barışı, arkadaşlığı, kandaki sıcaklığı, güzelliği alıp sattı insanoğlu...”