Kafamda bir tuhaflık

Kafamda bir tuhaflık
@1zezeee
Dijital not defteri Bu aralar kitap okumuyorum sadece duygu düşünce
Kendimi inanılmaz yalnız, yorgun hissediyorum. Sanki her şeyin altında kalabilirmişim gibi. Bu kez farklı… Çevremdekiler bunu basit görüyor ama ben biliyorum, hissediyorum: Bu sıradan bir çöküş değil. Bu, içimdeki sesin bile sessiz kaldığı bir an. Peki bu mudur? Bir insan sadece bir kez mi yıkılır? Bir kez mi biter? Bir kez mi küllerinden doğar? Hayır. İnsan defalarca yıkılır. Defalarca biter. Ve her seferinde başka bir yerinden başlar. Bir gözyaşından, bir şarkıdan, bir çocuğun gülüşünden… Bazen bir sessizlikten bile doğar yeniden. Yorgunluk, bir son değil. Yalnızlık, bir boşluk değil. Hepsi bir geçit. İçinden geçip başka bir ben’e varılan bir geçit. Ve evet, insan tekrar tekrar biter. Ama her seferinde biraz daha kendine benzer. Biraz daha derin, biraz daha gerçek. Biraz daha “ben”.
Edebiyat
Reklam
Neden bir insan, kendine yönelmiş saygısızlığı sessizce kabullenir? Neden aşağılanmayı sineye çekip, karşıdan bir güzel söz bekler? Belki o söz, içindeki yarayı onarır diye. Belki o söz, “sen değerlisin” demenin en sade hâlidir. Oysa bilir ki beklenti çoğu zaman hayal kırıklığına çıkar. Yine de bekler. Çünkü bazen insan, sevgiye aç kalmaktansa, kırılarak sevilmeyi tercih eder. Bu, çocuklukta eksik kalan bir temasın yankısı olabilir. Belki bir zamanlar sesi duyulmamış, varlığı görülmemiştir. Psikolojinin ustaları bunu bağlanma travması der; ben ise buna “sessiz bir sevgi duası” demeyi seçerim. Çünkü insan, en çok sevilmeyi hak ettiğini ispatlamak için susar. Ve suskunluk, bazen en yüksek sesle “beni sev” demektir.
Duygu ve Düşünce
Bir insan, sevmeden kalabilir mi bir başkasının yanında—yalnızca verdiği sözün ağırlığıyla? Sadakat, sevgisizliğe direnebilir mi gerçekten? Oysa biz hep sevgiyi sandık bağlayıcı olan; birlikte kalmanın, affetmenin, susmanın, beklemenin sebebi. Kırgınlıklar unutulmaz belki, ama bazen öylece üstü örtülür. Yok saymakla geçer sanılır zaman, ama içte bir yer hep hatırlar. Ve anlayış… sonsuz olabilir mi? Yoksa bazı insanlar sadece daha geç kırılır, daha sessiz dağılır? Her insanın bir tükenme noktası vardır belki de, ama bazıları o noktaya vardığını bile söylemez. Sabrı sonsuz sanırız, çünkü çığlıkları sessizdir. Kafamda dönüp duran sorular...
Duygu ve Düşünce
Bir kez daha göğsümde bir acı hissettim. O kadar ince bir sızı ki, geldi boğazımda düğümlendi. Şu an etrafımda insanlar var, ağlayamıyorum. Çünkü ben annemin kızıyım. Gözyaşlarımı içime akıtmasını çok iyi bilirim. Boğazımda bir şey var, düğümlendi kaldı orada. Ruhumun çekildiğini hissediyorum... #alıntı
Duygu ve Düşünce
Kırgınım... Kime, neye olduğunu bilmeden… Belki geçmişin sessiz çığlıklarına, Belki de yaşanması mümkünken bir ihtimal gibi geçip gidenlere.
Duygu ve Düşünce
Reklam