Yukarıda zikrettiğimiz âyet ve hadisleri birlikte değerlendirdiğimiz-de; cihâdı; iman edip sâlih ameller işlemek, hak dinde sebat etmek, kötü-lüklerden ve haramlardan geri dur-mak, İslâm'ı öğrenmek ve öğretmek, İslâm'ın bilinmesi, tanınması, yücel-mesi, emir ve yasaklarına uyulması için çalışmak, müslümanları her türlü tehlike ve saldırılara karşı savunmak, fitne ve fesadı önlemek, güven ve huzuru sağlamak ve benzeri şekilde İslâm toplumunun yararına olan kişi-sel ve kurumsal bazda sözlü, yazılı, görsel, bilimsel ve ekonomik olarak yapılan her türlü çabayı göstermek; Allah rızasına yönelik her türlü gayret; gerektiğinde düşmanla canı ve malı ile savaşmak ve savaş araç gereci hazırla-mak ve hazırlanmasına katkı sağlamak şeklinde anlayabiliriz.
Buna göre cihâdı, üç kısma ayırmak mümkündür:
a) İslâm'ı anlatarak ve bizzat yaşa-yarak tebliğ etmek; düşmanlar tarafın-dan saldırı yapıldığında ve savaş açıldı-ğında gerekeni yapmak (Buhārī, Rikâk, 34, VII, 188; Cihâd, 2, III, 201)
b) Allah'a itaat konusunda sabırlı ve kararlı olmak, nefisle mücadele etmek,
c) Şeytanın hile ve tuzaklarına karşı koymak (bk. Bakara, 2/ 44, 285; Al-i İmrån, 3/173; Maide, 5/67; Yûsuf, 12/108; Nahl, 16/ 125; Ankebût, 29/46; Sebe', 34/46) (Ι.Κ.