Son okuduğum 2 Balcıgil kitabını da beğenmedim. Çok yazınca mı böyle oluyor acaba!? Konu mu bulamıyor, artik yaratıcı mı olamıyor bilemiyorum. Okumam gereken bunca kitap varken okumam bi daha yazdıklarını.
Kurgu olsa dahi inanılmayacak gerçek bir hayat hikayesi. 18 sene boyunca tıp eğitimini 2. senesinde terk etmiş olmasına rağmen ailesine ve çevresine DSÖ'de önemli bir araştırmacı doktor olduğunu söyleyen ana karakter. 18 sene boyunca bütün iş günlerinin mesai saatlerini arabasında, çalıştığını iddia ettiği yerin otoparkında, kütüphanede, yolda ve pek çok yerde kitap okuyarak, etrafı gözlemleyerek, tıp derslerine çalışarak, düşünerek, boş durarak ve kimseye tanınmamaya çalışarak geçiriyor. Evli olduğu 18 sene boyunca lüks geçimini türlü yollarla sağlıyor. kesinlikle okunması gereken ve filminin izlenmesi gereken bir eser.
Herkese merhaba.. 2 ay sonra geldim ölmedim ve yeniden buradayım :D felaket derece rs dönemine girmiştim ve sonra instagramda bu kitabın ai videosuyla karşılaşıp okumaya karar verdim. İyi de oldu uzun zaman sonra tekrardan kitap okumak iyi hissettirdi.
Konumuzla gelecek olursak; Rus mafya prensesi ve buz patencisi Rory ve İrlanda mafyasının infazcısı ve buz hokey takımının kaptanı Aiden arasında geçiyor. Aiden Rory'nin kim olduğunu bilmeden bir saldırı sonucu Rory'i kaçırıyor. Sonradan kendisinin rus mafyasına ait olduğu anlaşılınca bir uzlaşma sonucu takas yapılıyor. Ama çiftimizin hikayesi bitiyor mu ? Asla.. Aiden Rory'nin peşini bırakmıyor ama arka tarafta Rory için İtalyanlarla planlanan görücü usulü bir evlilik vardır. Rory ise bundan kaçmak için her şeyi yapmaya hazırdır ve kendini birden Aiden'ın güvenli kollarında bulur.
Şimdi öncelikle kendileri ai videosunda gördüğüm şekilde kafamda canlandığı için kitabı çok beğendim ama.. ama olaylar biraz yavaş ve eksik ilerledi. Her ne kadar klişe bir mafya kitabı olsa da konu çok daha güzel işlenebilirdi diye düşünüyorum. Serinin ikinci kitabı başka karakteri anlatıyor ama okur muyum emin değilim. Yine de kendisi beni rs'den çıkaran bir kitap olduğu için bir yıldızımı oradan veriyorum :D
Bu şekilde inceleme yazmayı çok özlemişim ama kitap okumayı daha çok özlemişim.. Yazarın eline,emeğine,kalemine sağlık diyorum. Okuyacak olanlara şimdiden keyifli okumalar. ÇokçaKalppp>>>>
Bu neydi yaa. Öncelikle alacakaranlık seviyorsan acil bu kitabı almaya koşar mısın?(!) 2 günde bitirdim ve çok güzel ilerliyor, film gibi. Fantastik romantik bir kitap.
bu kitaptan çok bir beklentim yoktu açıkçası ama ortalarına geldigimde dedim ki: ya bu harika bir kitap? kusur bulamıyorum?? alo???
duology'nin ilk kitabından çok çok daha fazla sevdim. özetle: karakterlerle bağ kurduğum, ara ara şok olduğum, keyiflendiğim, kıkırdadığım ve bitirdiğimde ağzıma güzel bir tat bırakan bir duology oldu. spice çok tadinda( 0.5/5 filan), plot çok çok daha ön planda. ikinci kitap ilkine bin basar bence. filmi yapılsa en ön sıradan izlerim, part 1 part 2 müko olur. aşırı şairane bir kitap olduğundan geçmesi için mümkünse ingilizce okuyun derim.
aşağıda spoilerlar var. !!!!
highlights:
-ione ve elm. o kadar harika bir slow burn, o kadar derin, o kadar kıymetli geldi ki. ilk kitabın ravyn ve elspeth faciasından sonra bu çifte bayıldım bayıldım bayıldım.
-spirit'in vahşiligi. neither kin nor friend olması hoşuma gitti.
-kitaptaki süprizlere bayıldım. hiç beklemediğim yerden
beklemediğim olaylar kişiler çıkıp durdu
-nightmare'in elspeth'in söylediklerinin hep tersini "elspeth öyle söyledi" diye söylemelerine haykırarak güldüm
-iki farklı mekan arasında kitabın geçiş şekli harikaydı. en heyecanlı yerinde diğer kısma geçiyor bu kez onu en heyecanlı yerinde bırakıyor vs vs elimden asla düşüremedim.
-kitabın ŞAİRANEliği. kitap kesinlikle ingilizce okunmalı.
ilk kitapta biraz abartılmıştı ama bu kitaptaki şairanelik seviyesi chef's kiss. normal cümleler bile içime içime aktı bayıldım. bayıldım.
-aile soylarının agaç isimlerinden oluşması ve agaçların kutsallıklarının olması, two alders, spirit of tree, yews, falanı filanı... ben çok sevdim. ağaç teması harika konsept. (hangi ağaçlar olduklarına dair bir fikrim yok)
-nightmare'in jespyr'i taşıma konusundaki ısrarı <3
-nightmare 'in içinden ara ara çıkan sheperd king. bir anda spoiler verip ekibi şok
İki Çarpık TaçRachel Gillig · Olimpos Yayınları · 20241,310 okunma
İkinci kitapla birlikte hikaye benim için bambaşka bir noktaya taşındı.
İlk kitap beni tam anlamıyla etkileyememişti ama ikinci kitap beklentimi karşıladı. Seri inanılmaz akıcı, sayfalar su gibi akıp gitti.
Lana’yı o kadar iyi anlıyor ve yaptıklarını o kadar haklı buluyorum ki… Logan ise tam bir green flag ama bir o kadar da kör. Gerçekler ortaya çıktığında vereceği tepkiyi çok merak ediyorum; oldukça sarsılacak gibi duruyor.
Bu kitapta Lana’nın ne kadar ince bir çizgide yürüdüğünü daha net hissettim. Bir yandan her şey planladığı gibi ilerlerken, diğer yandan her an bir şeylerin ters gideceği hissi peşimi bırakmadı. O yüzden okurken sürekli diken üstündeydim. Bir de kitabın başından sonuna kadar içimde “Aralarında bir hain var ama kim?” hissi hiç kaybolmadı.
Yine de ilk kitapta da söylediğim gibi, Lana’nın intikam sahnelerinin biraz daha detaylı işlenmesini isterdim. İntikam planının ardındaki duygusal yükü ve Lana’nın bununla nasıl başa çıktığını daha fazla görmek isterdim.
Lindy’nin başına gelenler beni gerçekten üzdü. Yardım etmeye çalışırken mahvolan hayatlar… Lauren’in hikayesi
ise yüreğimi burktu. Bunları okumak bile zorken, benzer şeylerin gerçek hayatta yaşanıyor olması çok daha sarsıcı.
Lana, adaletin sağlanamadığı anlarda insanların içinde biriken öfkenin ve çaresizliğin sesi gibi.
Kitabın sonunu tahmin etmiştim ve beklediğim gibi de oldu. Buna rağmen üçüncü kitap için aşırı sabırsızlanıyorum .