Deneyimlerimizden de bildiğimiz gibi, bir annenin hayatında çocuğunun, bilhassa ilk çocuğunun, ölümü çok büyük rol oynar. Bir çocuğun dünyaya gelmesi ebeveynlerde kendi çocukluklarıyla ilgili telafi arzuları uyarır. Ya çocuk kendilerine nasip olmayan iyi anne-baba yerine konulur: "İşte nihayet bana bakacak, benimle ilgilenecek, bana saygı duyacak" birisi. Ya da çocukta kendi çocuklukları aranır. "Annemin babamın bana vermediği her şeyi verebileceğim birisi." Çocuk küçük yaşta, özerklik istekleriyle anne-babanın beklentilerini hayal kırıklığına uğratmadan ölürse idealleştirilir. İdealleştirilmesi ve bu nedenle oluşan merkezi anlam, annenin ilerideki yaşamında sürüp gider.