ERKEKLERİN KADINLARDAN RİCASIDIR. *8 hafta süren bas ağrıları baş ağrısı olamaz,bir doktora gidin. *Alışveriş yapmak zevkli değildir ve asla da olmayacaktır. *'Beni seviyor musun?' diye sormayın. Emin olun ki sevmesek yanınızda bir saniye bile durmayız... *Bizden sizinle aynı üzüntüyü çekmemizi beklemeyin, o sizin kız arkadaşlarınızın işidir. *Bir yere gittiğimizde, hangi kıyafeti giyerseniz giyin, size çok yakışıyor, yemin ederiz. O yüzden bir daha sormayın. *Biz erkekler basitizdir. Mesela sizden ekmeği getirmenizi istiyorsak,aslında ekmeği getirmenizi istiyoruzdur. Bundan 'ekmek Masada değil' diye bir iğneleme yaptığımız sonucunu çıkarmayın... *Eğer 2 değişik şekilde anlayabileceğiniz birşey söylemişsek ve bunlardan biri kötü ve sizi üzecekse, kesinlikle öbür anlamında söylemişizdir, boşuna bizi sıkıntıya sokmayın... *Eğer birşey istiyorsanız sormanız yeterli. Birşeyi açıklığa kavuşturalım. Biz erkekler öyle far klı anlamlar taşıyan dolaylı soruları anlamayız. Ne istiyorsanız doğrudan söyleyin... *Eğer şişmanladığınızı düşünüyorsanız büyük ihtimalle şişmanlamışsınızdır zaten. Bize sormayın, cevap vermeyi reddediyoruzdur. *En karmaşıik durumda bile bizim için temel kural şudur: 'En kolayını seç'. Bizden komplike şeyler beklemeyin. *Erkekler en fazla 16 renk görürler. Mesela, şampanya bir renk değil, bir içkidir. *Erkeklerin çoğunun en fazla 3 çift ayakkabısı vardır. *Biz basitizdir. O yüzden 30 çift ayakkabınızdan hangisinin kıyafetinize uyacağını sormayın, bilmiyoruzdur. Sormayınız. *Cuma + Cumartesi + Pazar = Bol yemek ve mutfak gerçekliğinin icrasıdır... Bizi anlamaya çalışın lütfen, fazla abartmayın ama... *Evi temizleyip yorulduktan sonra, yüzünüze bakılmayacak haldeyseniz, yaptığınız temizliğin bizim için bir anlamı yoktur, takdir beklemeyin.Temiz bir evden
ADAM 500 SENE ÖNCE YAZMIŞ!
1️⃣ "Bir vicdansız azınlık, doymak bilmeyen hırsıyla, bütün bir toplumun ihtiyaçlarını, mutluluğunu sağlamaya yetecek olan nimetleri kendi tekeli altında tutmaktadır." 2️⃣ "Büyük çoğunluk yoksulluk içinde kıvranırken, doymak bilmez bir avuç insana memleketin bütün zenginliklerini sömürten bir devlet mutlu olabilir mi?" 3️⃣ "Halk açken, saraylardaki şatafat sadece çürümüşlüğün göstergesidir." 4️⃣ "Adalet, güçlünün zayıfa uyguladığı bir tahakküm aracı haline geldiğinde, devlet çökmeye mahkumdur." 5️⃣ ​"Yasalar, ormanda örümcek ağına benzer; zayıfları yakalar, güçlüler parçalayıp geçer." 6️⃣ ​"Adalet, sadece zayıfların uyduğu bir kural kitabı değil, güçlülerin de boyun eğdiği bir gerçeklik olmalıdır." 7️⃣ ​"Devlet, tüm vatandaşlarını bir ailenin bireyleri gibi gözetmediği sürece, sadece bir zorbalık mekanizmasıdır." 8️⃣ ​"Siyasetin temeli ahlak değil de güç olduğunda, devlet sadece bir gasp şebekesine dönüşür." 9️⃣ "Halkın cehaleti, yöneticilerin en büyük sermayesidir." ♦️ Ütopya — Thomas More (1478 — 1535) ●●●
Reklam
ROMA’DA ZİNA (M.Ö 17-18) Augustus döneminde (MÖ 18/17) kabul edilen Lex Iulia de Adulteriis Coercendis (Zinayı Önleme Julia Kanunu), Roma tarihinde zinayı ilk kez kamusal bir suç haline getiren önemli bir reformdur. Daha önce aile içi (özel) bir mesele olarak görülen zina, artık topluma ve devlete karşı işlenmiş bir suç olarak ele alınmaktaydı. Bu, Augustus’un ahlaki reformlarının (moral reforms) bir parçasıydı ve nüfusu artırma, aile yapısını güçlendirme ile “genus” (soy) saflığını koruma amaçlarını taşıyordu. Evli kadınlara zina: Cezası sürgün idi. Suçlu çiftler farklı adalara sürgün edilir, mallarının bir kısmı müsadere edilebilirdi. Ölüm cezası bazı durumlarda (örneğin baba veya koca yakalarsa) hâlâ mümkündü, ancak Augustus bu uygulamayı sınırlayarak mahkeme sürecini öne çıkardı. Önceki uygulamalar: Eskiden zina, babanın veya kocanın tercihine bağlı olarak ölüm veya boşanmayla sonuçlanabiliyordu. Augustus bunu devlet denetimine aldı. Augustus’un kendi kızı Julia’ya uygulaması: Augustus, kendi kızı Julia Maior’u (MÖ 2) zinadan dolayı Pandateria adasına sürgüne gönderdi. Bu, kanunun tarafsızlığını vurgulamak için sıkça anılan bir örnektir. Kanunlar demetinde şu hüküm yer alıyordu: “Kocanın ölümünden itibaren bir yıl (sonradan iki yıla çıkarıldı), boşanmadan itibaren 6 ay (sonradan 18 aya çıkarıldı) kadınlara yeniden evlenme yasağı (veya cezai yaptırımlı bekleme süresi) vardır.” Bu süreler, yas tutma, olası gebeliğin tespiti ve “genus” saflığını koruma amaçlıydı. Bekleme süresi dolmadan evlenenler, miras ve mal varlığı cezalarına maruz kalabiliyordu. Bu kural, Augustus’un evliliği teşvik politikasıyla bağlantılıdır. Augustus’un bu kanunları, ahlaki çöküşü düzeltme, doğum oranlarını artırma ve Roma’nın geleneksel değerlerini koruma
Hayatınızda her şey aynı anda ters mi gidiyor? Kriz anlarında önünüzü göremiyor, sorunların içinde boğuluyor musunuz? Böyle fırtınalı dönemlerde rotayı yeniden çizmek gerekir. Peki, pilotların kokpitte hayatta kalmasını sağlayan zihniyet bize ne öğretebilir? Pilotların aldığı yoğun eğitim, onların düşünme yapısını tamamen kriz yönetimi üzerine şekillendirir. Kokpitte hayat kurtaran bu özel zihniyet, günlük yaşamın karmaşası için de çok değerli dersler sunuyor. İşte hayatınızı kontrol altına almanızı sağlayacak 4 altın kural:" 1. Önce Uçağı Uçurun ("Fly the airplane first") • Kural: Bir sorun çıktığında birçok insan krizin detaylarına kapılarak dikkatini kaybeder. Pilotlar ise ne olursa olsun her zaman önce uçağın kontrolünü ellerinde tutmayı öğrenirler. • Günlük hayatta: Maddi durumunuzda, sağlığınızda, ilişkileriniz veya işinizde bir şeyler ters gittiğinde önce durumu stabilize etmeniz gerekir. Kendinize şu soruyu sorun: "Şu anda beni “havada” (hayatta) tutan şey ne?" Durumun temel kontrolünü kaybettiğiniz sürece, detayları çözmeye çalışmanın hiçbir faydası yoktur. 2. Şüpheye Düştüğünüzde Yavaşlayın ("When in doubt, slow down") • Kural: Acele etmek kaçınılmaz olarak hata yapmaya yol açar. Kalp atış hızınız ne kadar yükselirse, bilinçli olarak yavaşlamak ve derin bir nefes almak o kadar önemlidir. • Günlük hayatta: Çoğu insan stres anında hemen ve fevri tepkiler verirken, pilotlar bilinçli olarak bir duraklama anı yaratırlar. Kaliteli ve doğru kararlar işte o sakin duraklama anında gizlidir. 3. Reaktif Değil, Proaktif Yaşayın • Kural: Pilotlar sadece "şu ana" tepki vermek yerine; yakıt, hava durumu ve sistemler gibi unsurları takip ederek sürekli bir sonraki adımda ne olacağına odaklanırlar. Kokpitte sürekli olayların arkasından yetişmeye çalışıyorsanız, zaten
Alıntı
2. Kural
Herkesi sevmiyorum ama herkes de sevilecek bir şeyler arıyorum. Mutlaka arıyorum. -Helin Kandemir
DEVLET AKLI'NIN TARİHÇESİ - FAİLİN GİZLENMESİ
“Devlet aklı” denilen şey, modern siyasetin en eski bahane ya da silahlarındandır. Kavramı deştiğimizde karşımıza oldukça aşina olduğumuz bir isim çıkıyor, Makyavelli. Ya da orijinal yazımıyla Niccolò Machiavelli. Bu insanlığın baş belası herif siyasal düşüncede “devlet aklı”nın ilk tohumlarını Prens (1513) adlı kitabında atıyor. Machiavelli, doğrudan “devlet aklı” kavramını sistemleştirmez belki ama muazzam bir ilham kaynağı olur. Çünkü Machiavelli’nin radikal hareketi şudur: Siyaseti ahlaktan özerkleştirmek. Bilinler bilir; Ortaçağ siyasal teorisinde, yönetim ahlaki bir aktivitedir. Hükümdar, Tanrının yeryüzündeki temsilcisi gibi düşünülür. Yönetmek, aynı zamanda ahlaksallaştırmak demektir. Aristotales, eserlerinde erdem kavramı yerine ilginç bir kelime kullanır: Virtüler ahlak! Virtüler ahlak, cesaret, hikmet, direnç, sabır gibi temel ardamların bütünü içerir ve bu hasletler kural olarak değil, özümsenmiş olmak zorundadır.  Siyasal teoride ise Virtüler ahlak ile başarılı yönetim, aynı şeydir. Hatta virtüler ahlakı olmayan bir yönetim, başarılı olamayacağı inancı vardır. Machiavelli alçağı önce bunu kırıyor ve diyor ki: Eğer hükümdar başarılı olmak istiyorsa, bazen ahlaken davranması gerekse bile, bu başarı odaklı olmalı ve başarı tam tersini gerektiyorsa ahlak ve etik kuralları yok kabul edilebilir. Hatta diğer edisyonlarda bulamayabilirsiniz ama Cambridge’in Botero baskısında, bu gerilim çok açık şekilde ortaya koyar: “Ahlaken yönetmek ile başarılı yönetmek arasında bir gerilim vardır. İkisini birden gerçekleştirmek, çoğu zaman imkânsızdır.” İşte bu gerilim, modern siyasetin doğum anıdır. Çünkü bu andan itibaren, yönetim pratiği, ahlaki değerlendirmenin dışına çıkabiliyor. İktidarın korunması, düzenin sürekliliği, gerektiğinde ahlaki normların askıya
Tarih
Reklam
Reklam