20:11
Ne kadar koşarsan koş nasibinden fazlası olmaz.🌸
Rasyonel ve Kaliteli İnsan Bulma Rehberi (Kendi tecrübelerimden)
Anlaşamama İhtimali Algoritması (Azalandan Artana) Bir profil tarandığında, o bireyle "Rasyonel bir düzlemde anlaşamama (Bilişsel tıkanma) riski" en düşük olandan en yüksek olana doğru kesin sıralama şöyledir: %10 - %15 Risk (Kusursuz Rasyonel Bölge): Profilinde kendi resmi yerine sadece nesne, mimari veya kitap sayfası olan; biyografisinde ise yalnızca isim ve meslek gibi düz kimlik kartı bilgileri barındıran profiller. İnterneti ego tatmin alanı olarak görmezler; odak noktası nesneler ve olgulardır. Zaman ve enerji yatırımı yapılabilir tek bölgedir. %20 - %25 Risk (Verimli Entelektüel Bölge): Profilinde somut üretimlerini, projelerini, mühendislik süreçlerini veya okuduğu kitapların altı çizili rasyonel pasajlarını paylaşanlar. Zihinsel dünyaları aktiftir, nedensellik bağları güçlüdür ve ham veri odaklıdırlar. Genel Sonuç Kitap siteleri, sosyal medya ve entelektüel görünümlü dijital platformlar da dahil olmak üzere her alanda primat genetiği ve kabile refleksleri ağır basıyor. Esther Vilar, Norah Vincent ve Ayn Rand gibi düşünürlerin kadınlarda daha fazla olarak (çünkü ihtiyaçları yok) insan doğası ve kitle dinamikleri hakkındaki gerçekçi tespitleri, gözlemlerle bir kez daha doğrulanıyor. Bu alanlardaki aktörlerin büyük çoğunluğu, gerçek bir bilgi arayışı veya entelektüel üretim yerine; "bakın ne kadar bilgiliyim" vitrini oluşturma, statü kazanma ve ilgi toplama amacı güdüyor. Kitap topluluklarındaki yoğunluk, okunduğu iddia edilen metinlerin sindirildiği gerçeğini yansıtmıyor; aksine kolektif bir simülasyondan ibaret kalıyor. Güzellik gibi hazır evrimsel avantajlara sahip olan profiller ise bilişsel kapasitelerini zorlama ihtiyacı dahi hissetmiyor. Deney, tecrübe ve laboratuvar niteliğindeki gözlemler sonucunda; dijital dünyada rasyonel, derin ve tutarlı bir
Biyoloji
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
20.yüzyılın modern köleleri Nasılsınız!
1000Kitap
Yükseköğretim Kurulu (YÖK) yürütücülüğünde, Marmara Üniversitesi koordinasyonunda ve Türkiye'nin önde gelen araştırma üniversitelerinin (ODTÜ, İTÜ, Boğaziçi vb.) katkılarıyla hayata geçirilen "Veri Analiz Okulu - Dijital Beşeri Bilimler" modülünü başarıyla tamamlayarak sertifikamı almış bulunuyorum. Ekim 2025 - Mayıs 2026 dönemini kapsayan bu yoğun programı, dönem sonu değerlendirmesinde 20/20 yaparak tam puanla bitirmenin gururunu yaşıyorum. Eğitim süresince veri bilimi, yapay zekâ ve geleneksel istatistik yöntemlerinin disiplinlerarası entegrasyonu üzerine kapsamlı yetkinlikler kazandım. Sekiz aylık bu süreçte yetkinlik kazandığım temel alanlar: İstatistiksel kavramlar, veri ve değişken tipleri, normal dağılım ve merkezi limit teoremi Excel ile veri girişi, analitik düzenleme ve ileri düzey veri görselleştirme SPSS platformu ile veri analizi ve hipotez testleri (T-Test, ANOVA, Pearson & Spearman Korelasyonu) Python programlama; operatörler, koşullu yapılar, döngüler ve fonksiyonlar Python veri analitiği ekosistemi (NumPy ve Pandas kütüphaneleri) Dijitalleşme, veri bilimi ve yapay zekanın dijital beşeri bilimlerdeki uygulamaları Bu vizyoner projenin hayata geçirilmesinde emeği geçen Yükseköğretim Kurulu'na, koordinasyonu üstlenen Marmara Üniversitesi'ne ve değerli katkılarıyla bizleri geliştiren tüm araştırma üniversitelerimizin akademisyenlerine teşekkürlerimi sunarım. 🙏 Disiplinlerarası veri analitiği projelerinde bu yetkinlikleri katma değere dönüştürmek için heyecanlıyım. 🎉 ✨
Genç göstermek güzel olmak anlamına gelmez
Ben otuzlarının başında bir milenyumluyum. Küçükken herkes 30 olmayı korkunç bir şey gibi gösteriyordu ve üzüleceğimi sanıyordum ama öyle olmadı. Çünkü büyümek kötü bir şey değil ve gençlik her zaman mutluluk anlamına gelmez. (Gençlik ve spor bakanlığının etkinliklerine artık katılamayacak olmam beni yaralamıştı tabii) Yaşımı göstermeyen biriyim. Bence eğlenceli bir şey çünkü insanların tepkileri komik. Ama "Çok genç duruyorsun" bence bir iltifat değil. Kimse bana genç dedi diye "güzel" dediğini düşünmedim. Hatta yirmilerin başında ergen gibi görünmek beni çok mutlu etmemişti. Ayrıca yaşımı bilmeden bana yürüyen yetişkinlerin hepsinin sorunlu olduğunu düşünüyorsun ister istemez. "Genç göstermek" özellikle 30 yaşında veya daha genç isen tuhaf bir güzellik algısı. Neden yetişkin bir kadın erkeklerin ilgisini çekmek için çocuk gibi görünmeye çalışsın ve neden koca koca adamlar bunu çekici bulsun?!?!?! Bu iğrenç konu bir yana, nedense bizim neslin çoğunlukla daha genç gösterdiğini görüyorum. Ve bizden sonraki nesil de daha çabuk olgunlaşıyor ve belki yıpranıyor haklı olarak. Tabii istisnalar var. Bir kaç sene önce uzun sürenin ardından ilk defa 15 yaşında gösteren bir 15 yaşında çocukla karşılaştım ve sınıftaki herkesten çok küçük göründüğü için şikayet ediyordu. Peki bunları neden yazıyorum. Çünkü az önce 3 haftalık bir yorumuma yanıt geldi. Kadının biri bir videoya kendi yaşı ve görünümü hakkında bir yorum yapmıştı ve ben de "Sanırım bizim neslin özelliği, genelde z kuşağından küçük gösteriyoruz. Ben de bütün genç arkadaşlarımdan küçük görünüyorum" yazmıştım. Başka biri yanıt vermiş [İngilizceden çeviri] "İşte kendini z kuşağından genç sanan sanrılı (delulu diye yazmış bir de 🙄 ) bir milenyumlu daha. Bunu sana söylediğim için üzgünüm ama hepniz yaşlı gösteriyorsunuz
İnsan ve Hayat
Yalnızlık paylaşılmaz, Paylaşılsa yalnızlık olmaz.
"Yalnızlık, yaşamda bir an, Hep yeniden başlayan." Der Özdemir Asaf, Yalnızlık Paylaşılmaz şiirinde. Ben de başta 20 yaşım olmak üzere gelecek olan bütün yalnızlıklarıma diyor ve bu şiiri kendime armağan ediyorum, her zaman, her yaşımda.
Alıntı