🌿🕊️ Hayırlı Cumalar 🕊️🌿 Allah'ım! Bu mübarek cuma gününün hürmetine; kalplerimize huzur, hanelerimize bereket, ömürlerimize sağlık ve afiyet ihsan eyle. Sıkıntıda olanlara ferahlık, borcu olanlara kolaylık, hasta olanlara şifa, darda kalanlara genişlik nasip eyle. Dualarımızı kabul, amellerimizi makbul eyle. Bizleri Kur'an'a ve sünnete bağlı kullarından eyle. Sevdiklerimizle birlikte dünya ve ahiret saadetine erişmeyi nasip eyle. Rabbimiz! Bizleri affeyle, anne babalarımıza rahmet eyle, geçmişlerimizi mağfiretinle kuşat ve gelecek nesillerimizi hayırlı kullarından eyle. "Rabbimiz! Bize dünyada da iyilik ver, ahirette de iyilik ver ve bizi ateş azabından koru." (Bakara Suresi, 201. Ayet) 🤲 Allah'ım, dualarımızı geri çevirme, bizleri rahmetinden mahrum bırakma. Cumanız mübarek olsun. Âmin. 🌹
Din İslam
“Ey Rabbimiz! Bize bu dünyada da iyilik ver, öteki dünyada da iyilik ver; bizi cehennem azabından koru.” (Bakara, 2/201)
Din
Reklam
Ve bence en önemlisi de hayat arkadaşını çok iyi seç. Çünkü bir insan seni her gün yenileyebilir de tüketebilir de. Şükür sebebinde olabilir imtihanın da. Genç kalmanın da erken yaşlanmanın da sebebi olabilir. Kendimden Özür Dilerim sayfa 201
Ebu’d-Derda (radıyallahu anh) anlatıyor: Bir gün Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem); “Cuma günü bana çok salavat getirin! Zira o gün, meleklerin hazır ve şâhid olduğu bir gündür. O gün bir kişi bana salât ettiğinde onun salâtı mutlakâ bana arz edilir. Salevât getirmeyi bırakıncaya kadar bu durum böyle devam eder.” buyurdular. Ben: “Vefatınızdan sonra da mı?” diye sordum. Rasulullah (sallâllâhu aleyhi ve sellem); “Evet, vefatımdan sonra da! Allah Teâlâ peygamberlerin vücutlarını yemeyi yeryüzüne haram kılmıştır. Allâh’ın Nebisi hayattadır ve daima rızıklandırılır.” buyurdular. İbn Mace, Cenâiz, 65.; Ebû Dâvûd, Salât 201/1047, Vitir 26 Ali (radıyallâhu anh) şöyle demiştir: “Her kim cuma günü Peygamberimiz’e yüz kere salevât getirirse kıyâmet günü mahşer yerine yüzü çok güzel ve nurlu olarak gelir. İnsanlar gıptayla, «Bu zât acaba hangi ameli işliyordu?» diye birbirlerine sorarlar.” İmam Beyhaki, Şuabu’l-İman, 3/212

Baysangur

@baisangur
·
Allah’ın Habib’ine Salat ve Selam’ı Unutmayın
Kadı İyad (rahimehullah) şöyle demiştir: O'na duyulan gerçek sevginin nişanelerinden biri de; sünnetini ihya edip yardım etmek, getirdiği şeriatı/dini savunmak, O'nun yaşadığı asırda bulunmayı arzulamak ve O'nun uğrunda malını da canını da çekinmeden feda edebilmektir." Gerçek sevginin en somut tezahürlerinden biri de yüce sahabi Amr b. el-Âs'ın (r.a.) șu sözleridir: "Benim için şu dünyada Allah'ın Resûlü'nden daha sevgili ve gözümde O'ndan daha yüce/değerli bir kimse yoktu. Ancak O'na duyduğum o muazzam saygı ve tazimden ötürü, başımı kaldırıp da gözlerimi O'nun cemaliyle doldurmaya (yüzüne doya doya bakmaya) asla güç yetiremezdim." (Müslim) || Muhammed Ali Sabuni, Şerhu'l-Muyesser li’s-Sahihi'I-Buhari
OBJEKTİF OLAYIM DERKEN DİNDEN ÇIKILIR MI?
Hikmet-i Hûda, denk geldi, bu sıralar Kur'ân'ın âyetlerini kanunlar gibi görmeye dair birçok yazı karaladım. "Kanun" derken ne kasettiğimi de bir parça açayım: Efendim, kanun derken, "her zamanda nümûneleri bulunan hükümler" demeyi azmediyorum. Sözgelimi: Yerçekimi bir kanundur değil mi? Evet. Peki neden? Çünkü yer her zamanda çeker. Ve her mekânda bu çekimden dolayı çekilen/düşen bir şeyler bulunur. (Uzayda değilseniz tabii.) Ayağı kaydığı için havada uçmaya başlayanımız hiç olmamıştır. Hep düşülmüştür. Hep çekilinmiştir. İşte buna "kanun" denir. Yâni kanunlar sonuçları tekrarlanan hükümlerdir. Saded harici girecek ama söylemeden geçemeyeceğim: Benim evrim konusundaki itirazlarım da hep bu noktadan kaynaklanır: "Bilimsellik" dediğimiz bilgi alanının dayandığı "sonuçların tekrarlanabilirliği" ilkesi evrimde bulunmaz. Yâni, hangi şartlar bu katakulliyi tetikliyorsa, onların tesbit edilip laboratuvar ortamında tekrarlanmasıyla, bu evrim denen hakikati(!) görebilmemiz lâzımdır. Peki bize gösterilen bir şeyler var mıdır? Vardır. Ama bunlar hep tür içi çeşitlenmelerdir. Tür içi çeşitlenmelere hiç kimse itiraz etmez. Çünkü zaten şu dünyada kaç milyar insan varsa hiçbirinin yüzü, sesi, parmak izi, retina kalınlığı, DNA'sı, daha bilmem neleri neleri birebir birbirini tutmaz. Evet. Bu çeşitlenmedir. Haktır. Tekrarlanmaktadır. Her zamanda görülmektedir. Tamam. Fakat evrim hakkında asıl sorunumuz şudur: Bu türden tür içi çeşitlenmelerle türden türe atlamalar mümkün olabilir mi? Kardeşlerim, dostlarım, canlarım, bu konuda bencileyin derim ki: **Evrimciler gayba imânda Müslümanlardan daha ileridedirler. Hattâ dinlerinin haphalis Mü'minidirler. Meselâ: Müslümanlar, âyette buyrulduğu gibi, bahara bakıp tekrar dirilişin mümkünlüğüne kanaat getirirler. Nümûnesini görüp,
Hayırlı Cumalar
Rabbimiz! Bize dünyada da güzellik ver, ahirette de güzellik ver ve bizi ateş azabından koru. (Bakara, 201)
1000Kitap
Reklam
Reklam