06.02.2023
10/10
·152 syf.··
2026 3. kitabı
​"İlk defa bir kitabı okurken burnumun direği sızladı... Çünkü kurgu da olsa hikaye çok tanıdıktı. İskenderun’un sokakları, deprem, o enkazlar ve bitmek bilmeyen o çaresiz bekleyiş... Hepimizin yüreğine kazınan o ortak acıdan, çok bizden bir kesitti. ​Okurken içim çok derin sızlasa da, en çok o enkazların arasından sağ çıkan umuda sevindim. Unutmamak, yarım kalanları anmak ve her şeye rağmen yeniden hayata tutunabilmek dileğiyle... #KimsesizlerCoğrafyası"
Kimsesizler CoğrafyasıZekeriya Çetin · İnkılap Kitabevi · 2026106 okunma
SPOİLER İÇERİR!!!!
6/10
·408 syf.·
2026 121. kitabı
Kitaba dair yorumum Kitapta çekirdek ailesi olan Bela'nın hikayesiyle başlıyoruz bu hikaye resmen insanı geriyor düşünsenize uyurken tam üstünüzde süzülen garip bir yaratık Allahım ... Anne yani Ursula ne yazik ki tipik bir anne değil şehvet bağimlisi bir tip Russ ise kızına kendini adamış bir baba Ama her şey bu kadar mı hayir Gelelim finale daha doğrusu final gibi görünen saçma sapan sona Olayın bir kisminda yılın 2024 olduğu söyleniyor ama son kısımda 2023 te izin verdiği söyleniyor. Yani onca zaman Bela sandığımız şey Bela değil miydi ne oldu tam belli değil. Bu tarz kitaplara sinir oluyorum. Çok güzel gerdi ama tam bir son yok o nedenle de bitmis gibi görünen ama aslında tam bitmemiş bir kitap okumuşum hissini yaşadım. O nedenle puanim net
2026 Okuma Raporları
Evdeki Tuhaf OlaylarJosh Malerman · Olimpos Yayınları · 202676 okunma
Reklam
Puan vermedi
PEYGAMBERİN ŞARKISI romanı 2023 Booker Ödülünü almış. Yazar Paul Lynch, günümüzden beş-on yıl sonra İrlanda’da yaşanan otoriterleşme durumunun faşizme dönüşmesini, bunun sonucunda yaşanan iç savaşı, sendikacı olan kocası gözaltına alınıp kaybedilen dört çocuk annesi Eilish Stack’ın gözleriyle, diliyle ve yüreğiyle anlatıyor. Dolaysıyla okuyucu kendisini o annenin yerine koymak zorunda kalıyor. Bu da duygusal anlamda derin bir etkilenmeyi getiriyor. Nitekim yazar, şiirsel üslubu ve akıp giden, bazen de taşan cümleleriyle bu etkilenme durumunu en üst seviyeye çıkarmaya da çalışmakta. Deyim yerindeyse yarattığı atmosfer nedeniyle ‘damardan’ bir roman bu, her kelime anında kana karışabiliyor. Kitabın kurgusunda bazı boşluklar var. Geleceğin İrlanda’sında bir tür faşist sistemin kurulmasına yol açan nedenler roman sanatının elverdiği ölçüde anlatılmıyor ya da gösterilmiyor. Bir ülkede durup dururken veya milliyetçi bir parti başa geldi diye hemen iç savaş başlamaz. Derin siyasal, sosyal, ekonomik ve politik krizlerin ortaya çıkması lazım. Ayrıca devlete karşı savaşanların da kötü olduğu söyleniyor, ama bunun nedenleri ikna edici bir şekilde ortaya konulmuyor. Yazar, ezber bir cümleyi kahramanına söyletiyor gibi. Yine kitabın sonu çok aceleye getirilmiş. Yazarın nefesi yetmemiş sanki, bir noktadan sonra kesip atmış… Asıl vurgulamak istediğim nokta ise şu: Yazar, bu romanı yazmadan önce Suriye iç savaşını araştırıyor. Sonra İrlanda’da bir sahne kurarak Suriye’de yaşananları oraya aktarmaya çalışıyor. Tam da bu noktada ortaya oldukça ilginç bir durum çıkıyor. İrlanda’daki faşizm ve iç savaş son derece Avrupai! Yani Suriye’ye göre daha steril, daha eli yüzü düzgün ve çok daha az vahşi! Bazı okurların romanın sayfaları arasında ilerlerken bir sunilik ya da yapaylık hissiyle
Peygamberin ŞarkısıPaul Lynch · Delidolu Kitap · 20241,919 okunma
Kimsesizler Coğrafyası
9/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2026 74. kitabı
Hangisi daha acı kimsesizlik mi yoksa kimsesizliğinin sömürülmesi mi ? Hayat bazen hiçbir şey beklemeden önümüze serer herşeyi ama biz tatmin olmayız. Başımızı sokacak bir ev,yiyecek aşımız, bizi koruyup kollayacak ailemiz ,eşimiz dostumuz hesap vermeden yaşadığımız normal bir hayat... Peki ya bunların hayaliyle yaşayan ve canı pahasına dişiyle tırnağıyla kazıyarak buna ulaşmaya çalışan insanlara neden hep aynı bakış açısıyla bakıyoruz ve neden sadece acımak ile kalıyoruz. İşte baş kahramanımız "Ali" Eğer deprem olmasaydı kuzeni Ferit'i bulmak için o depremin olduğu yere gitmeseydi ve o hengamede onunlq arkadaş olmasaydı bizim ondan hiç haberimiz dahi olmayacaktı. Ne savaşta kaybettiği ailesinden,ne hayatta kalmak için verdiği mücadeleden ne ordan oraya sürgün edildiği mülteci kamplarından ne de ilk ve son aşkı ile yeniden kurduğu ailesinden ve o ailesinin o depremde göçük altında kaldığından haberimiz olmayacaktı. Saatlerce o göçüğün başında yeni kader  arkadaşı edinmiş ve hayat hikayesini anlatarak bekleyen Ali... Yazarın ele aldığı 6 şubat 2023 depremi birçok şehrin yok olduğu felaketin resmi içimizin ezildiği elimizden bir şeyin gelmediği çaresizliğin adı... Kitabın sayfalarını çevirdikçe gözlerim bugulandı içim acıya acıya dudaklarımı ısıra ısıra okudum yazılanları, gerçeklik payı bulunan bu kurgu eser kalbimin paramparça olmasına yetti ve arttı bile kitap bitti ama bende bittim.
Kimsesizler CoğrafyasıZekeriya Çetin · İnkılap Kitabevi · 2026106 okunma
7/10
·152 syf.··
2026 1. kitabı
Peşinden gittiğim şey muhtemelen içimdeki karanlığın kuyruğuydu. Onu tesadüfen görmüş, ardından gitmiş, ona tutunmuş, sonrasında daha derin bir karanlığın içine düşmüştüm. Nedense bu kitabı okurken aklımdan 2023 Hatay depremini çıkaramadım. Kitaptaki karakterler nasıl Japonya'daki depremden sonra içindeki buruk bir hüzünle yaşamlarını devam ettiriyorsa biz de öyle yaşamıştık. Böyle olunca kitaptaki duyguları daha iyi anladığımı düşünüyorum. Bana bir kez daha hayatta ne kadar kötü şeyler olursa olsun asla durmadığını, hep bir yerlerde insanların yaşama iyi ya da kötü şekilde devam ettiklerini ve her şeyin ne kadar geçici olduğunu hatırlattı.
Tanrı'nın Bütün Çocukları Dans EderHaruki Murakami · Doğan Kitap · 2026152 okunma
Belirsizliğin Romanı: Beyazlık
Puan vermedi·64 syf.··
2026 34. kitabı
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 21:55
2023 Nobel Edebiyat Ödülü sahibi olan Jon Fosse, Beyazlık adlı kısa romanında okuru gerçek ile hayal, yaşam ile ölüm, bilinç ile bilinçdışı arasındaki belirsiz bir alana davet ediyor. Roman, gideceği yeri düşünmeden araba kullanan bir adamın aracının ormanda saplanıp kalmasıyla başlıyor. Yardım aramak yerine ormanın derinliklerine doğru yürümeyi seçen karakter, giderek daha gizemli ve açıklanamaz deneyimlerle karşılaşıyor. Kitap boyunca okur, anlatılanların ne kadarının gerçek ne kadarının zihinsel ya da metafizik bir deneyim olduğunu sorgulamaya devam ediyor. Fosse'nin sade ancak ritmik anlatımı, romanın atmosferini oluşturan en önemli unsurlardan biri. Kısa cümleler, tekrarlar ve iç konuşmalar sayesinde metin adeta bir meditasyon hissi yaratıyor. Olay örgüsünden çok duygu ve düşünce dünyasına odaklanan yazar, okuru karakterin içsel yolculuğuna ortak ediyor. Romanın merkezinde yalnızlık, ölüm, aidiyet ve varoluş temaları yer alıyor. Beyaz renk ise kitap boyunca hem saflığı hem de bilinmezliği simgeleyen güçlü bir metafor olarak kullanılıyor. Fosse, kesin cevaplar vermek yerine sorular sordurmayı tercih ediyor; bu nedenle romanın etkisi son sayfa kapandıktan sonra da devam ediyor. Beyazlık, hızlı tüketilen bir hikâyeden çok üzerinde düşünülmesi gereken edebi bir deneyim sunuyor. Özellikle modern İskandinav edebiyatını, felsefi metinleri ve sembolik anlatımları seven okurlar için etkileyici bir okuma olabilir. Kısa hacmine rağmen derin anlam katmanları barındıran roman, Jon Fosse'nin neden çağımızın önemli yazarlarından biri olarak görüldüğünü gösteren başarılı eserlerden biri. Beyazlık Jon Fosse
BeyazlıkJon Fosse · Monokl Yayınları · 2025744 okunma
Reklam
Reklam