Kitap kurdu

Kitap kurdu

, bir kitap okudu
Puan vermedi·352 syf.··
2025 1. kitabı
Sarah Jio
8.6/10 · 15,8bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·541 syf.··
2024 26. kitabı
Kitabın adı her ne kadar Lüsyen olsada Abdülhak Hamit Tarhan 'ın hayatı kaleme alınmış. 60 Yaşındayken bir davette tanıştığı henüz 18 yaşında olan Lüsyen ile başlayan aşkı yıllar sonra kendisinden ümidi keserek eşi olan Lüsyen i birden baba sıfatıyla başkasıyla evlendiren, sonra da 7 yıl boyunca geri dön aşkına hasretine katlanamıyorum mektuplarıyla geri çağıran, Lüsyen inde bu mektuplara verdiği cevaplar, karşılıklı cilve ve nazlar yer almış. Bana göre aşktan çok takıntılı iki insanın saplantısı sadece. Abdülhak Hamit Tarhan ve eşi ülkenin savaşta ve sıkıntıda olduğu her dönemi yurt dışında değerlendirmiş, refaha çıkınca da dönüp devletin başındaki insanlara methiyeler dizip, mektuplar yazarak evinin kirasının ödenmesinden tutun da geçinmek için maaş talep etmeye hatta verileni beğenmeyip biraz daha artırılamaz mı ya işi getirmiş ülkeye zerre faydası olmayan bu yazar daha sonra da ben ölürsem eşim Lüsyen' e devlet baksın, kirasını ödesin, maaş bağlansin demekten çekinmemiştir. Osmanlı döneminde devlet yöneticilerine methiyeler dizen şair Atatürk gelince ona da aynısını yapmaktadır. Harf inkılabında bütün şairler " Aman paşam bizim eserlerimiz eski dilde harf inkılabı olursa eserlerimiz anlaşılmaz, okunmaz" demiştir. Abdülhak Hamit Tarhan onu bile demeyerek çıkarı için her devrin insanı olduğunu bir kez daha göstermiştir. Sonuç olarak Abdülhak Hamit Tarhan 'ın bu hayatta çektiği 3 sey: Buldukça akşamları mey, sineye dilber ve hazineden paradır. 85 Yaşında vefat etmiş Zincirli kuyu mezarlığına ilk gömülen kişidir.
LüsyenCan Dündar · Can Yayınları · 20151,461 okunma
10/10
·504 syf.··
Beğendi
·
2024 23. kitabı
Ayfer Tunç okumaya Kapak Kızı ile başladım. Sonra Yeşil Peri Gecesi, en son da Osman. Herşey olmak isterken hiç bir şey olamayan, gün gün adım adım hem kendini hem servetini tüketen bir adamın hikâyesi. Pahalı markaların, lüks yaşamin gösterişine dalıp bir kültürün bir sınıfın yok oluşunu , kendileri de o kültürle birlikte yok olmalarına rağmen fark edemeyen bir kuşağın hikayesi. Müzik sütudyolarından , araba galerilerinden, marinalardan geçip, kapak kızlarının sert gerçekliğine çarpan... Bir harfiyat kamyonunun gece yarısı yapayalnız bir adama çarptığı gibi çarpan bir hikaye... O kadar keyifli, o kadar hayatın içindendi ki bitsin istemedim. Ilk defa bir kitabı bile isteye uzatarak okudum. Bitince bıraktiği o üzüntü, kalp burukluğu hali cok başka. Şebnem 'i phoneix dergisine kapak kızı olmak için iten sebepler, hayata duyduğu öfke, bu sürede tanıştığı Gün, Kubi ve Osman la yaşadığı arkadaşlık, aşk... Okurken sanki Gün hastayken ben de Osman ve Şebnemle refakat ettim. Gün öldüğünde onlar kadar üzülmek, Osman Şebnemle evlendiğinde onlar kadar mutlu olmak, onlarla beraber Paris sokaklarında gezmek, bazı insanlardan Şebnemle beraber nefret edip intikam almanın hazzını yaşadığım, bu kadar içinde dolaştığım cook nadir kitaplardandi. Umarım okuyan herkes en az benim kadar haz alır ,ara ara kızsanız da Osman ı anlarsınız...
OsmanAyfer Tunç · Can Yayınları · 20208,3bin okunma