BEN ÇOK İYİ GİDERİM
Ben çok iyi giderim biliyormusun Sessiz sedasız İyi giderim velhasılı kelam Acıtmak istemesemde... manasız İstemesemde acınmak hilafsız Acır... Acı olur benim gitmelerim. İki damla göz yaşı hüküm giyer önce asılı kalırlar göz pınarlarıma Hafif hafif sallanırlar düşmemek için, Kırarmış sakallarıma Dar ağacı misali insafsız Hafiften de olsa anlamsız Islak olur benim gitmelerim Her bahane canımı acıtsada Her gitme biraz yarım kalır Yarım gitse... yarım kalır Dönmek dişlisi olsada dönük Kelimeler yırtık sökük Kırık olur benim gitmelerim Kaç kırık kalp ve ıslak kirpikler bıraktım ardımda Kaç söylenmemiş söz yutulup kalmış Harabeden farksız darmadağın yatağında Utangaç gözler... Kapağını kaldıramamış Elvedalar hedefini bulamamış Buruk olur benim gitmelerim
Şiir
Bu kitap sektöründe tekelleşme değilse ne?
Kitap eleştirisi yaptı diye birini linçlemek nasıl bir kafa abi kanım= dondu İnceleme de yapmayalım biz öyleyse nasılsa yazarların hoşuna gitmeyen durumlar olabilir 🫂 sevgiler kalpler havada uçuşsun dimi 😛😛 💞💗🥹💗 çünkü biz hepimiz aynı şeyleri sevip beğeniyoruz her zaman? Biz yeri geliyor Zweig bile eleştiriyoruz ya. Benim en sevdiğim kitap Satranç arkadaşlar. En sevmediğim kitap da Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu. İki yüzlü ve iğrenç bir yaratık mıyım ben yazara ihanet ettim diye? Ayrıca Satranç’a yapılan bir eleştiri de benim kişiliğime yapılmış bir eleştiri falan da değil. Benim yüzüme karşı “Aybüke, Satranç nasıl en sevdiğin kitap olabilir? O kadar iyi bir kitap değil.” de dendi. Bireysel bana söylenmiş olmasına rağmen onu da kişisel almadım çünkü hepimiz aynı verimi aynı tadı almıyoruz kitaplardan. Arkadaşlar ben mantardan nefret ederim, kokusuna bile tahammül edemem. Benim için berbat bir yemektir. Ama bayılan bir sürü insan var ve benim mantarı sevmemem onlara kişisel bir hakaret değil😭 Arkadaşlar tuttuğumuz takımlar, desteklediğimiz ideolojiler, beğendiğimiz yazarlar, izlediğimiz film türleri, okuduğumuz kitap türleri bile farklı farklıyken, herkes bir içerikten farklı şeyler alıyorken herkesin nasıl her şeyi beğenmesini ve aynı şekilde eleştiri yapmasını bekleyebiliriz ki? Bu at gözlüğü takmak değilse ne? Geliştirmek için eleştiri yapan birisini baltalamaktaki amaç ne? Ayrıca bu tekelleşme çabasını eleştirip de tekelleşmenin figüranı olunması da komik görünüyor. kapitalizmi (kapitalizmi size anlatmayacağım, tekelleşmenin ve kapitalizmin ne olduğunu biliyorsanız ne dediğimi anlarsınız) eleştirip kitap sektöründe, kendilerine gelen eleştiriye tabiri caizse inovasyonu durdurmayı amaçlayarak, linç tayfaya bir kişiyi sunmak zerre mantıklı değil. (cellat36 vibeı
1000Kitap
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Bak hele
Bak Hele Hele güzel olmaya görsün bir kadın. Hele birde farkındaysa güzelliğinin... Her şeye hakkı olur be gülüm zalimliğe bile... Ve her türlü vefasızlığa! Hele olmasın bakışları hülyalı, zülüfleri rahiya... Dudakları gül kurusu... Saçları lüle lüle Gözleri göl yeşili Hele... bak hele işvesi boyundan büyük. Elleri maharetli bereketli.... Gözlerinde her daim hüzün. Dudaklarında gizli bir tebessüm . Kır çiçeği edası. Çölde serap havası
Şiir
Merak...
İnsanın içinde öldürmemesi gereken en önemli duygu çünkü merak öldüğü zaman... Kendine olan her şey anlamını kaybeder... (15.01.2024)
Kitap genel olarak hoşuma gitse de yazarın diğer romanı "Kazkafanın Kitabı" bence çok daha güçlüydü, kesinlikle tavsiye ederim. 📚✨ Not: Bir sonraki görselde paylaştığım o favoriler listesi aslında 2024 yılına aitti, araya zaman girse de yerleri hala ayrıdır.❤️📖
Kitap Önerisi
BABAMIN MİRASI
İnce belli bir çay bardağı başucumda kum saati Her kum tanesi ömürden bir gün Yetmiş iki yerden kırılır mı bir gönlün takati Bir öncekinden acımasızsa her dün Katli vaciptir beklenen bu son gün. Bassana bağrına şu yaşlı başımı Parmakların dolaşsın saçlarımda Erkek adam nasıl ağlarmış görsünler Ne fark eder ha altmışında ha otuzunda Hep kadınlar mı ağlayacak erkeklerin omuzunda. Sözün bittiği yerdeyim gözümün önünde yüzün Birkaç damla gözyaşı birkaç tutam hüzün Ne kapanmaz yaraymış, birde zaman her derde devadır derler… Oysa ben arasındayken kapanmış gök ile yerler Sevgiden daha çok şefkata ihtiyacım Başımdan büyük dertlerim, darağacına muhtacım Kendime celladım ben verilecek bir başım Elliyi çoktan aştım ama bir çocuk kadar yaşım. Yırtılsa şu göğsüm her kaburgam bir Havva Sura üflenmeden kapanmaz vallahi bu dava. Hakkım varsa helal olsun, ki ram’dım emrine Bir tek onun sevgisi merhem olurdu derdime Ne sevdiğini söyledi ne başımı okşadı Bir kez olsun aferin deyip, benim ile coşmadı Adam olmaz senden derdi hiçbir gün unutmadım Adam olmadım baba yüzünü karartmadım.
Şiir