Ölümü bilmek, hakkında bilinecek hiçbir şeyin olmadığı mutlak bir durdurma noktasının var olduğunu bilmektir. Fakat bunu bilmek, yaşamın apaçıklığına hakkını vermektir.
İnsan düşüncesinin bir anlam taşıyabilecek biricik tarihini yazmak gerekseydi, yapılacak şey birbirini kovalayan pişmanlıklarının ve güçsüzlüklerinin tarihini yazmak olurdu.