"Onları gördüm. Yüzlerini göremeyeceğim kadar uzaktaydılar ama onları görebiliyordum. Kanlı canlı yaratıklar mıydı yoksa hayalet miydiler bilemem. Ama onları gördüm.
Muhtemelen hayalettiler.
Ama havada süzülmüyor, yürüyorlardı, oysa hayaletlerin havada süzüldüğü söylenir. Öyleyse belki hayalet değildiler. Ayrıca birlikte yürümelerine karşın, kitle denilen șeyi oluşturmadıklarını kavramıştım: Kaderlerini birbirine bağlayan, ortak bir hedef değildi. Onları cömertlikleri ve cesaretleri bir arada tutuyordu.
Ucuruma doğru ilerleyen, durdurulamaz bir gölge, bir çocuklar ordusu.
Şarkı söylüyorlardı.
Çocuklar, gençler, uçuruma doğru ilerlerken şarkı söylüyordu." Alıntı syf.136-137
Tılsım, Latin Amerika' nin baskıcı rejimleri tarafından yaşamları örselenen nesillere bir ithaf niteliğinde... (Arka Kapak)
Kitabın içinden ve arka kapaktan alıntılarla başlamak istedim yazacaklarıma ama bir cümle daha var ki, çok tanıdık çok aşina geldi bana : "...çünkü ölüm Latin Amerika'nin bastonudur. Latin Amerika bastonsuz yürüyemez." syf.63
Eseri çok beğendim ve çok etkilendim. Roberto Bolano'dan okuduğum ikinci eser oldu. İlki farklı kurgusu ve 1000'e yakin sayfasıyla sabırla okunan eseri 2666'ydı.
Tılsım Ekim 1968' de Meksika hükümetinin sebep olduğu "Tltelolco Katliamı" olarak tarihe geçen gerçek olaydan esinlenerek yazılmış bir eserdir. Yukarıda yaptığım alıntılardaki sözleri Bolano bu katliamda yitip giden gençlere ithaf etmiştir.
Eserin anlatıcısı, askerlerin abluka altına aldığı Meksika Bağımsız Devlet Üniversitesi'nin tuvaletinde saklanan ve Meksika şiirinin anası diye tanımlanan kurmaca karakter Auxillo Lacouture'dir.
Auxillo on iki gün boyunca saklandığı tuvalette fayanslara yansıyan gölge ve ışıklardan etkilenip önceden yaşadıklarına dair çıkarımlar yaparak bizi yaklaşık